Makine sektörü Türkiye için stratejik eşik
Küresel dönüşüm ve yerli üretim
Küresel üretim dengeleri hızla değişirken makine sektörü Türkiye sanayisi için stratejik bir eşik haline geldi. Sektörün, orta ve yüksek teknolojili üretim hedeflerinin merkezinde tutulması gerektiği vurgulanıyor.
Yerlilik ve ekonomik bağımsızlık
Türkiye Makine Federasyonu Başkanı Adnan Dalgakıran yerlilik oranı yüzde 75 olan makine sektörünün önceliklendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Dalgakıran, ekonomide büyüme ve bağımsızlığın yolunun makineden geçtiğini, makinenin bir lokomotif rolü üstlendiğini ifade ediyor.
Küresel rekabetin boyutları
Dalgakıran, dünya sahnesindeki rekabeti ABD ve Çin ekseninde değerlendiriyor. On yıl önce Çin makine sektörünün büyüklüğü 100 milyar dolar, Almanya ise 300 milyar dolar seviyesindeydi. Bugün Almanya hâlâ yaklaşık 300 milyar dolar civarında seyrederken Çin 500 milyar doları aşmış durumda.
Dünya genelinde makine sektörü 2024'te yüzde 7, 2025'te yüzde 9 büyürken, Türkiye'de aynı yıllarda büyüme sırasıyla yüzde 0,2 ve yüzde 0,4 seviyesinde kaldı. Türkiye 2024'te dünya ortalamasının üzerinde büyüme gösterdi fakat 2025'te bu büyüme oranı yarı yarıya düştü.
İthalat, ihracat ve sektörün geleceği
2025 yılında Türkiye 45 milyar dolarlık makine ithalatı gerçekleştirdi ve bunun 12,5 milyar dolarlık kısmı Çin menşeli oldu. Çin'in Türkiye'ye yaptığı makine ihracatı bir yılda yüzde 13 arttı. Bu durum sektör açısından önemli bir risk olarak değerlendiriliyor.
Makine sektörünün ulaşılabilirliğinin ve teknolojik altyapısının savunma ve havacılık gibi orta yüksek ve yüksek teknoloji gerektiren alanların sürdürülebilirliği açısından temel olduğu vurgulanıyor. 2025'te Türkiye 28,5 milyar dolarlık makine ihracatı gerçekleştirdi ve kilogram başına ihracat değeri 6,5 dolardan 8 dolara yükseldi.
Strateji ve sanayileşme önerileri
Dalgakıran, şirketlerin birleşmesi ve ölçek büyütmesinin önemine dikkat çekiyor. Seri üretim yerine niş ve teknolojik alanlara, terzi usulü çözümlere odaklanılması, teknolojik kapasitenin genişletilmesi ve makine odaklı bir sanayileşme modelinin benimsenmesi gerektiğini belirtiyor. Avrupa pazarında sınırlı hareketlilik bekleniyor; bu nedenle iç kaynakların güçlendirilmesi ve stratejik yönelimlerin yeniden belirlenmesi gerektiği ifade ediliyor.
TÜRKİYE’NİN ORTA VE YÜKSEK TEKNOLOJİLİ ÜRETİM HEDEFLERİ İÇİN YERLİLİK ORANI YÜZDE 75 OLAN MAKİNE SEKTÖRÜNÜN ODAKTA TUTULMASI GEREKTİĞİNİ BELİRTEN TÜRKİYE MAKİNE FEDERASYONU BAŞKANI ADNAN DALGAKIRAN, EKONOMİDE BÜYÜMENİN VE BAĞIMSIZLIĞIN YOLUNUN MAKİNEDEN GEÇTİĞİNİ VURGULADI.