Yılda 21,2 milyon analizle geniş kapsamlı gıda denetimi
Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Ersin Dilber, Samsun'daki konferansta Türkiye'deki gıda denetimlerinin ölçeğini ve laboratuvar kapasitesini açıkladı.
Denetim ağı ve risk esaslı yaklaşım
Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde gerçekleştirilen 'Gıda Güvenilirliğinde Yeni Yaklaşımlar' konulu etkinlikte konuşan Ersin Dilber, Türkiye'de yaklaşık 730 bin gıda işletmesinin risk esaslı denetim sistemiyle kontrol edildiğini belirtti. Dilber, her işletmenin bir risk puanının bulunduğunu ve bu puana göre denetim sıklığının değiştiğini söyledi. Örneğin, kasap reyonu olan marketlerin bazı dönemlerde yılda beş kez denetlenebildiğini; sıradan bir bakkalın ise daha az denetime tabi tutulabildiğini vurguladı.
Denetçi ve saha kapasitesi
Dilber, denetim ağının genişliğine dikkat çekerek 81 il, 922 ilçe genelinde 8 binin üzerindeki denetçi ile çalışıldığını ifade etti. Riskin yükseldiği dönemlerde sektörel denetimlerin yoğunlaştığını, Kurban Bayramı, Ramazan Bayramı ve yılbaşı gibi zamanlarda ekiplerin aktif olduğunu belirtti.
Laboratuvar altyapısı ve analiz sayıları
Gıda analizleri ve laboratuvar hizmetlerine vurgu yapan Dilber, Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü'nün doğrudan işlettiği 41 kamu laboratuvarı ve Bakanlık tarafından izin verilen 97 özel gıda kontrol laboratuvarı bulunduğunu aktardı. Dilber, Türkiye'de yılda 222 bin numune alındığını ve toplamda 21 milyon 200 bin analiz yapıldığını belirterek, 'Dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar analiz yükü yoktur' ifadelerini kullandı.
Avrupa karşılaştırmasına da değinen Dilber, '2022 Avrupa Birliği Pestisit Raporu'na göre Avrupa Birliği kapsamındaki ülkelerin toplam analiz sayısının 29 ülkenin toplamı 200 bin olduğunu söyleyerek Türkiye'nin analiz yoğunluğunu somutlaştırdı.
Yerel örnekler ve kamunun gücü
Dilber, Samsun'da yapılan analizlerle daha önce başka illere gönderilen ürünlerin artık yerel olarak test edilebildiğini belirtti. Örneğin, Bafra'da üretilen kapya biberin Mersin'e gönderildiği dönemlerin geride kaldığını; bunun sebebinin yerel laboratuvar, yönetim ve uzman kadro olduğunu söyledi. Ayrıca mikrobiyolojik analizlerin kamu otoritesinin karar alma süreçlerindeki önemine değindi ve laboratuvar sonuçları sayesinde bazı işletmelerin hem korunup hem de adli süreçlerin neticelendiğini anlattı.
Vatandaş başvuruları ve sonuçlandırılan şikâyetler
Dilber, son bir yılda 200 bin vatandaşın bakanlığa başvurduğunu ve bunlardan 145 bin konunun sonuçlandırıldığını aktardı.
Eğitim, insan kaynağı ve ziraat eğitimi eleştirisi
Ziraat Fakültesi Dekanı Muharrem Özcan ise konuşmasında üniversite yerleştirmelerine ve ziraat fakültelerinin durumuna değindi. Özcan, üniversiteye yerleşme oranlarının artmasının yeterli bir gösterge olmadığını, ziraat fakültelerine yerleşen öğrencilerin profiline bakılması gerektiğini belirtti. 'Bir çocuk ziraat fakültesine yerleşmişse ailesine başsağlığı verilir gibi konuşuluyor' diyerek mesleğin önemine dikkat çekti. Mevcut fakültelerin altyapısının güçlendirilmesi ve zayıf bölümlerin azaltılması gerektiğini savundu.
Program katılımcıları ve kapanış
Programda ayrıca OMÜ Rektörü Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz, Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Samsun Şube Başkanı Prof. Dr. Ferhat Uzun ve Samsun Ziraat Mühendisleri Odası'ndan Havva Yurdunuseven Bayzat da konuşma yaptı. Etkinlik, akademik ilerleme kaydeden doktor öğretim üyelerine gerçekleştirilen 'Biniş Takdim Töreni' ile sona erdi.
TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI GIDA VE KONTROL GENEL MÜDÜRÜ ERSİN DİLBER, SAMSUN’DA "GIDA GÜVENİLİRLİĞİNDE YENİ YAKLAŞIMLAR" KONULU KONFERANSTA YAPTIĞI KONUŞMADA, TÜRKİYE’DE YÜRÜTÜLEN GIDA DENETİMLERİNDE YILLIK 21 MİLYON 200 BİN ANALİZ YAPTIKLARINI BELİRTEREK, BU RAKAMIN DÜNYADAKİ BİRÇOK ÜLKENİN ÇOK ÜZERİNDE OLDUĞUNU SÖYLEDİ.