DOLAR
42,59 -0,05%
EURO
49,54 0,1%
ALTIN
5.751,9 -0,22%
BITCOIN
3.859.326,38 0,08%

Yargıtay’dan emsal karar: Taşınmaz kira ve mal paylaşımı nafakayı etkiler

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kira gelirleri ve mal rejimi tasfiyesi sonuçlarının yoksulluk nafakası tayininde değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti.

Yayın Tarihi: 07.01.2026 10:35
Güncelleme Tarihi: 07.01.2026 10:53

Yargıtay’dan emsal karar: Taşınmaz kira ve mal paylaşımı nafakayı etkiler

Yargıtay: Kira geliri ve mal rejimi sonuçları yoksulluk nafakasını etkileyebilir

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Sakarya’da görülen bir boşanma dosyasında verdiği kararla yoksulluk nafakasının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütleri netleştirdi. Daire, yerel mahkemenin nafaka hükmünü bozarken, taşınmazlardan elde edilen kira gelirleri ve mal rejiminin tasfiyesi davasının sonucunun değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Yerel mahkeme kararı ve Yargıtay’ın bozma gerekçesi

Aile Mahkemesi’nde görülen davada erkeğin boşanma talebi reddedilirken, kadının talebi kabul edildi. Yerel mahkeme, kadının boşanma nedeniyle yoksulluğa düşeceği gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına hükmetmişti. Kararın ardından taraflar kararı temyiz etti.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, dosyayı incelerken erkeğin emekli olduğunu ve kadının gelir getiren taşınmazlara sahip bulunduğunu belirtti. Daire, kadının bu taşınmazlardan elde ettiği kira gelirinin miktarının araştırılması gerektiğini, ayrıca taraflar arasında devam eden veya sonuçlanan 'mal rejiminin tasfiyesi' davasının nafaka tespitinde etkili olacağını karara bağladı. Yüksek Mahkeme, mal paylaşımı sonucunda kadına düşecek pay ve kira gelirlerinin kadını yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağının tespit edilmesini ve nafaka şartlarının bu doğrultuda yeniden değerlendirilmesini istedi.

Yeni kriter: Mal rejimi tasfiyesi davasının rolü

Avukat Fatih Karamercan, Yargıtay’ın kararını içtihatta önemli bir değişiklik olarak nitelendirdi. Karamercan, yerleşik uygulamalarda gelir getirici taşınmazların nafaka hesabında gözetildiğini ancak bu kararın mal rejiminin tasfiyesi davasından doğacak olası kazancın da nafaka belirlemesinde belirleyici olacağını vurguladığını belirtti. Ona göre mahkeme, mal rejimi davasının sonucu ve buradan sağlanacak maddi imkanlar göz önünde bulundurularak nafakanın tamamen kaldırılmasına, hiç hükmedilmemesine veya miktarının azaltılmasına karar verebilecek.

Mal paylaşımı, tarihsel arka plan ve somut örnek

Karamercan, 2002 yılında yapılan Medeni Kanun değişikliğiyle eşlerin edinilmiş malların yarısını talep etme hakkı kazandığını ve tazminat taleplerinin gündeme geldiğini hatırlattı. Mal paylaşımından yüksek bedeller elde edilmesine rağmen nafaka yükünün devam etmesinin eleştirildiğini ve bu kararın bu eleştirilere bir karşılık sunduğunu aktardı.

Somut olayda derdest bir mal rejimi davası bulunması halinde hakimin buradan gelecek geliri hesaba katması gerektiğini belirten Karamercan, 'Örneğin Ahmet Bey ile Ayşe Hanım’ın boşanmasında, Ayşe Hanım’ın mal paylaşımından alacaklı çıkma ihtimali artık nafakanın belirlenmesinde doğrudan etkili olacak' diyerek kararın hukuki ve hakkaniyete uygun bir içtihat olduğunu ifade etti. Karamercan ayrıca Medeni Kanun’un yürürlüğe girmesinden 23 yıl sonra gelen bu kararın gecikmeli de olsa önemli olduğunu belirtti.

Sonuç olarak, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tarafından verilen bu emsal karar, nafaka takdirinde yalnızca mevcut gelirleri değil, mal rejimi tasfiyesi sonucu ortaya çıkabilecek maddi imkanların da değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu.

AVUKAT FATİH KARAMERCAN

AVUKAT FATİH KARAMERCAN

AVUKAT FATİH KARAMERCAN

Yazar
EDİTÖR

Tolga Sönmez

Adım Tolga Sönmez, 31 yaşındayım, İstanbul. itibarhaber.com'da araştırmacı gazeteciyim. Gündem kategorisi için uzun soluklu 'dosya haberler' hazırlıyorum. Yüzeyde kalmayı sevmem; derinlemesine araştırır, özel röportajlarla fark oluştururum.