DOLAR
42,59 -0,05%
EURO
49,54 0,1%
ALTIN
5.751,9 -0,22%
BITCOIN
3.859.326,38 0,08%

Moleküler İnceleme ile Tiroit Hastalarında Gereksiz Ameliyatlar Azalıyor

Moleküler inceleme testiyle tiroit nodüllerinin kanser riski daha net belirleniyor; gereksiz ameliyatlar ve ömür boyu ilaç kullanımının önüne geçiliyor.

Yayın Tarihi: 19.01.2026 11:47
Güncelleme Tarihi: 19.01.2026 11:47

Moleküler İnceleme ile Tiroit Hastalarında Gereksiz Ameliyatlar Azalıyor

Moleküler İnceleme Tiroit Hastalarında Gereksiz Ameliyatları Engelliyor

Doç. Dr. Feyzi Gökosmanoğlu, hastaların yaşam kalitesinin yükseldiğini vurguladı

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Doç. Dr. Feyzi Gökosmanoğlu (Medicana International Samsun Hastanesi) yaptığı açıklamada, moleküler inceleme testlerinin tiroit nodüllerinde gereksiz cerrahilerin önüne geçtiğini ve hastaların ömür boyu ilaç kullanmaktan kurtulduğunu belirtti.

Geçmişte şüpheli nodüller doğrudan ameliyata gönderiliyordu; ameliyat edilenlerin ortalama yüzde 70’ine yakını ise iyi huylu adenom olarak saptanıyordu. Bu durum pek çok hastanın gereksiz yere cerrahi müdahale görmesine yol açıyordu. Günümüzde uygulanan moleküler inceleme yöntemleriyle nodüllerin kanser olup olmadığı daha güvenilir şekilde tespit edilebiliyor ve ameliyat gerekip gerekmediğine daha sağlıklı karar verilebiliyor.

Doç. Dr. Gökosmanoğlu, moleküler incelemenin tanıyı güçlendirdiğini ve hastaların gereksiz ameliyatlara maruz kalmasının önüne geçtiğini ifade etti. Ameliyat edilen hastalar genellikle ömür boyu tiroit ilacı kullanmak ve hormon düzeylerini her 3-6 ayda bir kontrol ettirmek durumunda kalırken, ameliyat edilmeyen hastalar için ilaç yerine düzenli takip yeterli oluyor ve yaşam konforu olumlu etkileniyor.

Moleküler inceleme sürecine ilişkin bilgiler de veren Gökosmanoğlu, kliniğinde önce tru-cut biyopsi yapıldığını, alınan örnek üzerinden moleküler incelemenin gerçekleştirildiğini ve sonuçların ortalama 1 ay içinde çıktığını söyledi. Test sonucu iyi huylu çıktığında hastalara cerrahi önerilmediğini ve 6 ayda bir ultrasonografik takip ile yetinildiğini belirtti.

Kötü huylu bulgu saptandığında ise moleküler veri sayesinde kanserin agresifliği ve yayılma potansiyeli değerlendirilebiliyor. Bu bilgiler, uygulanacak cerrahinin kapsamını belirlemede yol gösteriyor; daha radikal bir girişim mi yoksa lobektomi gibi daha sınırlı bir ameliyat mı tercih edileceğine daha sağlıklı karar verilebiliyor.

Sonuç olarak, moleküler inceleme yöntemleri tiroit nodüllerinde hem tanı güvenilirliğini artırıyor hem de hastaların gereksiz ameliyat ve ömür boyu ilaç kullanımından korunmasına yardımcı olarak yaşam kalitesini yükseltiyor.

ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA HASTALIKLARI DOÇ. DR. FEYZİ GÖKOSMANOĞLU

ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA HASTALIKLARI DOÇ. DR. FEYZİ GÖKOSMANOĞLU

Yazar
EDİTÖR

Defne Güler

Selamlar, ben Defne Güler. 23 yaşındayım, Bursa. itibarhaber.com Gündem'deyim ama çok spesifik bir alandayım: Çevre, iklim krizi ve şehircilik. Geleceğimizi ilgilendiren bu önemli konuları gündemde tutmak için buradayım. İdealist ve tutkulu biriyim.