Marmara’da pinalar çoğalıyor — Deniz çayırları için umut
Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi’nden gözlemler
Prof. Dr. Mustafa Sarı (Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi) Marmara Denizi’ndeki pina ve deniz çayırı ilişkisine dikkat çekti. Sarı, bu yıl Marmara’da bebek pina sayısında artış gözlemlediklerini, kirlilik, deniz suyu sıcaklıklarındaki artış, yanlış kıyı yönetimi ve avcılığa rağmen pina ile Marmara’nın birlikte direnmeye devam ettiğini söyledi.
Pinanın özellikleri ve Tuzla gözlemi
Sarı, Akdeniz’in endemik türü olan pina için saatte 6 litre suyu filtreleyip temizleyen bir tür olduğunu belirterek, müsilajsız Marmara için pinanın umut olduğuna vurgu yaptı. İstanbul’da Tuzla kıyılarındaki dalışında pina ile karşılaşmasının sevindirici olduğunu aktardı.
Okullarda ve sahillerde bilinçlendirme çağrısı
Yoğun kentleşme, sanayi ve kıyı dolguları nedeniyle Marmara’nın kuzey kıyılarında sınırlı alanlarda varlığını sürdürebilen pinayı Tuzla Yelken Kulübü kıyılarında sağlıklı bir populasyon halinde gördüğünü anlatan Sarı, bu türün korunması için toplum bilincinin artırılması gerektiğini söyledi. Sarı, "Pinaları çok az biliyoruz. Bilmek, tanımak korumanın temeli." diyerek okullarda pina anlatılmasını ve sahil ile plajlara bilgilendirme panoları konmasını önerdi.
Eskihisar ve İzmit Körfezi'nde yoğunluk
Sarı, İzmit Körfezi girişinde Eskihisar Kalesi dibinde deniz çayırı ile birlikte yoğun Pinna nobilis popülasyonuna rastladıklarını belirtti: "Neredeyse her metrekarede 3-4 pina var." İzmit Körfezi’nde yürütülen temizleme çalışmalarının tüm körfeze yayılması halinde deniz çayırlarının geri gelebileceğini ifade etti.
Ayrıca Sarı, çayır alanının yanında devam eden yağmur suyu tahliye borusu inşaatının bu alana zarar vermemesi için acil önlem çağrısında bulundu; her gün halkın yoğun kullandığı alanlara pina ve deniz çayırlarının önemini anlatan panolar konmasını önerdi.
Deniz çayırlarının ekolojik değeri
Deniz çayırlarının bir metrekarelik alanının günde 10 litreden fazla oksijen ürettiğini vurgulayan Sarı, bu alanların yavru balıklar, pinalar ve diğer deniz canlıları için barınma, beslenme ve üreme alanı sağladığını belirtti. Deniz çayırlarının tropik ormanlardan kat kat fazla karbon tuttuğunu, bulanıklığı azaltarak suyu berraklaştırdığını ve kıyı erozyonunu önlediğini söyledi.
Sarı, dünyada deniz çayırlarının her saat 2 futbol sahası büyüklüğünde yok olduğuna dikkat çekerek, çayırları korumakla kıyı tahribini azaltma ve iklim değişiminin etkileriyle mücadele etme şansımızın artacağını kaydetti.
Geçmiş tehditler ve korunma gereği
2016-2019 yılları arasında bir hastalık nedeniyle Cebelitarık Boğazı ile Çanakkale Boğazı arasında Akdeniz’in birçok bölgesinde toplu ölüme maruz kalan pinanın, son sığınak olarak Marmara’da canlılığını sürdürdüğünü hatırlatan Sarı, kirlilik, tekne çapaları, kıyı dolguları ve deniz suyu sıcaklıklarındaki artış gibi tehditlere karşı pinayı korumak için azami gayret gösterilmesi gerektiğini belirtti.
BANDIRMA ONYEDİ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ DENİZCİLİK FAKÜLTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. MUSTAFA SARI, DENİZ ÇAYIRI VE PİNALARIN MARMARA İÇİN ÖNEMİNE İŞARET EDEREK, "PİNA, SON SIĞINAK MARMARA'DA CANLILIĞINI, SAĞLIKLI YAŞAMINI SÜRDÜRÜYOR. PİNALARI ÇOK AZ BİLİYORUZ. BİLMEK, TANIMAK KORUMANIN TEMELİ." DEDİ.