İzmir’de akaryakıt istasyonu satışında sahte senet şoku
Satış ilanı sonrası gelen teklif ve sonrasında yaşananlar
Sevgül Tatlıdere, İzmir’de bulunan akaryakıt istasyonunu 19 milyon TL bedelle satışa çıkardı. Satış sürecini eşi Şahin Tatlıdere üstlendi ve emlakçıyla iletişime geçildi. İstasyon, 4 Aralık tarihinde ilana verildi. İlanın ardından 5 Aralık günü Tatlıdere’yi arayan bir kişi, istasyonu satın almak istediğini söyledi. Sevgül Tatlıdere görüşmeleri eşi Şahin Tatlıdere aracılığıyla yürütülmesi için yönlendirdi; alıcı olduğunu belirten N.U. ile iletişim kuruldu.
N.U. satış bedelinin hazır olduğunu belirterek çifti ofise davet etti. Ancak son anda satışı iptal ettiğini söyleyerek ofise gelmedi ve görüşmeler sonuçsuz kaldı.
Evde gelen icra tebligatı ile gerçek ortaya çıktı
Günler sonra Sevgül Tatlıdere evine gelen bir icra tebligatıyla büyük bir şaşkınlık yaşadı. Evrakta, istasyonun satış bedeliyle aynı tutarda, yani 19 milyon TL değerinde düzenlenmiş bir kambiyo senedi (bono) olduğunu fark etti. Senette Tatlıdere’nin kişisel bilgilerinin yer aldığı ve imzasının taklit edildiği görüldü. Durumu fark eden Tatlıdere, daha önceden planladığı Amerika seyahatini iptal ederek savcılığa gidip şikayette bulundu ve evrakın sahte olduğunu bildirdi.
Mağdurun anlattıkları
Sevgül Tatlıdere telefon görüşmelerini şöyle aktardı: "Telefondaki kişi bana ‘Benzin istasyonunu alıyorum, ciddi bir müşteriyim, 19 milyon olursa alacağım’ dedi. Numaramı nereden bulduğumu sorduğumda tapu dairesinden aldığını söyledi. Eşim ve emlakçımızla ilgilendiğini söylememe rağmen üç gün sonra tekrar aradı." Tatlıdere, ayın 10’u için senet yapma teklifinde bulunduklarını, daha sonra alıcının vazgeçtiğini belirtti ve şahısla bir daha iletişim kurulamadığını ifade etti.
İcra takibi ve şaşkınlık
Olaydan iki hafta sonra, yurt dışı planı bulunan Tatlıdere’nin biletinde ertelemeye gittiği belirtilirken, ayın 2’sinde gelen icra takibinde önce 19 bin TL zannettikleri tutarın avukat kontrolüyle 19 milyon TL olduğu anlaşıldı. Dosyada kendisini Uzay Uzunoğlu olarak tanıtan, gerçek isminin N.U. olduğu belirtilen bir kişinin yer aldığı; alacaklı olarak ise bir kadının göründüğü kaydedildi. Tatlıdere, bahsi geçen şahısları tanımadığını, hiçbir belgeye imza atmadığını ve imzanın kargo gibi yollarla alınmış olabileceğini söyledi.
Avukatın değerlendirmesi: Örgütlü hareket ve zamana yayma taktiği
Avukat Mahmut Dağhan, senette müvekkilinin imzasının taklit edildiğini ve şüphelilerin örgütlü biçimde hareket ettiğini belirtti. Dağhan, şüphelilerin icra takibini, müvekkillerinin yurt dışında olacağı zamanda ödeme emrine çevirmeye çalıştıklarını vurguladı. Ödeme emri sürecinin tebligat yoluyla işlediğini, yasal sürelerin kaçırılması halinde takip kesinleşebildiğini, banka hesaplarına bloke konulabileceğini ve taşınmazların haczedilerek satışına kadar gidilebildiğini söyledi. Müvekkillerinin seyahati ertelemesi sayesinde tebligat evdeyken alındığını ve durumun erkenden fark edilerek suç duyurusu ve hukuki başvurular yapıldığını ekledi.
Kurye ve imza riski uyarısı
Dağhan, olayın imzanın hileyle alınması ve sonradan bilgisayar ortamında senede dönüştürülmesi ihtimalini taşıdığını belirtti. Özellikle kurye yoluyla alınan imzaların risk oluşturduğuna dikkat çekti ve resmi makam olmadığı sürece kimliği belli olmayan kişilerden gelen evraklara imza atılmaması gerektiğini vurguladı. Aksi halde vatandaşların bu tür organize dolandırıcılıkların mağduru olabileceğini söyledi.
Sonuç: Tatlıdere çifti sahte senet düzenine karşı savcılığa başvurdu; hukuki süreç ve cezai soruşturma sürüyor.
SEVGÜL TATLIDERE