DOLAR
42,59 -0,05%
EURO
49,54 0,1%
ALTIN
5.751,9 -0,22%
BITCOIN
3.859.326,38 0,08%

Her 10 Kadından Biri: Polikistik Over Sendromu (PCOS) ve Yönetimi

Polikistik Over Sendromu (PCOS), Türkiye’de her 10 kadından birini etkiliyor. Tanı, insülin direnci, yaşam tarzı ve tedavi seçenekleri hakkında bilgiler.

Yayın Tarihi: 02.01.2026 10:31
Güncelleme Tarihi: 02.01.2026 10:31

Her 10 Kadından Biri: Polikistik Over Sendromu (PCOS) ve Yönetimi

Polikistik Over Sendromu (PCOS): Yaygın, Kronik ve Yönetilebilir

Polikistik Over Sendromu (PCOS), üreme çağındaki kadınlarda sık görülen ve yaşam kalitesini etkileyen bir endokrin bozukluktur. Türkiye’de her 10 kadından birinde görüldüğü belirtilen bu durum; adet düzensizlikleri, kilo artışı, aşırı tüylenme ve kısırlık gibi klinik sorunlarla kendini gösterebilir. Bu konuda değerlendirme ve uyarılarda bulunan Doç. Dr. Şefik Gökçe (Medical Park Bahçelievler Hastanesi) tanı ve yönetim yaklaşımını aktarıyor.

PCOS nedir ve kimleri etkiler?

PCOS, yalnızca yumurtalıkları ilgilendiren bir sorun olmayıp metabolik etkileri de olan bir endokrin tablodur. Küresel olarak üreme çağındaki kadınların yaklaşık yüzde 8 ile yüzde 13ünü etkileyen bu sendrom, Türkiye’de de her 10 kadından birinde görülen bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor.

İnsülin direncinin rolü

İnsülin direnci, PCOS’lu birçok kadında ortak bir bulgudur. Yüksek insülin düzeyleri, yumurtalıklarda androjen üretimini artırarak adet düzensizliği, tüylenme ve akne gibi yakınmaları ağırlaştırır. Ayrıca insülin direnci kilo alımını kolaylaştırır; özellikle karın çevresindeki yağlanma hormonal düzensizlikleri derinleştirebilir. Bu nedenle PCOS yönetiminde insülin duyarlılığının sağlanması kritik öneme sahiptir.

Tanı nasıl konur?

Tanıda üç ana kriter öne çıkar: düzensiz adet döngüleri, kanda androjen yüksekliği veya buna bağlı tüylenme/saç dökülmesi ve ultrasonda çok sayıda küçük folikül görülmesi. Bu üç bulgudan en az ikisinin bir arada olması tanı için yeterlidir. Ergenlik dönemindeki gençlerde ise geçici hormonal dalgalanmalar PCOS ile karıştırılabileceğinden dikkatli olmak ve gerektiğinde takip etmek önem taşır.

Tedavi ve yaşam tarzı değişiklikleri

PCOS’un tedavisinde öncelik ilaçtan çok yaşam tarzı değişikliklerindedir. Düşük glisemik indeksli beslenme ve haftada en az üç gün yapılan düzenli fiziksel aktivite, insülin direncinin kırılmasına ve hormonal dengenin sağlanmasına yardımcı olur. Medikal destek gerektiğinde; adet düzeni ve androjen baskısı için doğum kontrol hapları, insülin direnci için metformin ve yumurtlamayı desteklemek amacıyla klomifen sitrat veya letrozol gibi ilaçlar kullanılabilir. Gebelik istenen olgularda aşılama ve tüp bebek uygulamaları değerlendirilir.

Psikolojik boyut ve bütüncül yaklaşım

PCOS sadece fiziksel şikâyetlerle sınırlı kalmaz; kilo artışı, akne ve tüylenme gibi sorunlar özgüven kaybı, anksiyete ve depresyona yol açabilir. Bu nedenle tedavi planları psikolojik desteği de içeren bütüncül yaklaşımlarla güçlendirilmelidir.

Uzun vadeli riskler

Erken dönemde yönetilmeyen PCOS, ilerleyen yıllarda Tip 2 diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları ve rahim kanseri gibi ciddi komplikasyonlara zemin hazırlayabilir. Bu yüzden belirtiler fark edildiğinde uzman değerlendirmesi ve düzenli takip hayati önem taşır.

Sonuç: PCOS kronik bir tablo olmakla birlikte, kişiye özel planlanan yaşam tarzı ve medikal yaklaşımlarla belirtiler kontrol altına alınabilir; üreme hedefleri ve uzun vadeli sağlık riskleri göz önünde bulundurularak tedavi düzenlenmelidir.

DOÇ. DR. ŞEFİK GÖKÇE

DOÇ. DR. ŞEFİK GÖKÇE

Yazar
EDİTÖR

Defne Güler

Selamlar, ben Defne Güler. 23 yaşındayım, Bursa. itibarhaber.com Gündem'deyim ama çok spesifik bir alandayım: Çevre, iklim krizi ve şehircilik. Geleceğimizi ilgilendiren bu önemli konuları gündemde tutmak için buradayım. İdealist ve tutkulu biriyim.