DOLAR
42,59 -0,05%
EURO
49,54 0,1%
ALTIN
5.751,9 -0,22%
BITCOIN
3.859.326,38 0,08%

Dijital Dünyanın Ergen Beynine Etkileri: Riskler ve Fırsatlar

Endokrinolog Dr. Arzu Jalilova, sosyal medyanın ergen beynindeki nörobiyolojik etkilerini, hormon değişimlerini ve ailenin nelere odaklanması gerektiğini anlattı.

Yayın Tarihi: 02.01.2026 10:10
Güncelleme Tarihi: 02.01.2026 10:10

Dijital Dünyanın Ergen Beynine Etkileri: Riskler ve Fırsatlar

Dijital ortam ergen beynini nasıl şekillendiriyor?

Endokrinolog Dr. Arzu Jalilova, ergenlerin sosyal medyaya ve dijital içeriklere verdiği tepkilerin yalnızca psikolojik değil nörobiyolojik temelleri olduğunu vurguluyor. Ailelerin, gencin ekran başında geçirdiği toplam süreden çok; ekranı hangi amaçla, nasıl ve hangi duygusal ihtiyaçla kullandığına odaklanması gerektiğini belirtti.

Beyin gelişimi, hormonlar ve dijital uyaranlar

Jalilova’ya göre ergenlik, beynin yeniden yapılanmasının en yoğun olduğu dönemlerden biri. Limbik sistem; duyguları ve ödül mekanizmasını yöneten alanlar ergenlikte yetişkinlere göre daha çabuk olgunlaşıyor. Buna karşın dikkat, planlama, özdenetim ve karar verme gibi yürütücü işlevlerin merkezi olan prefrontal korteks ancak 20’li yaşların ortalarında tamamlanıyor. Bu gelişimsel farklılıklar gençleri risk almaya ve sosyal geri bildirimlere daha duyarlı hale getiriyor.

Sosyal medya ve oyunların sunduğu bildirimler, beğeniler ve görünürlük artışları beynin ödül sisteminde rol oynayan dopamin salınımını hızla artırıyor. Ergen dopamin sistemi yetişkinlere göre daha hassas olduğu için dijital etkileşimler sıradan iletişimden ziyade tekrarlanan ödüllendirici deneyimlere dönüşebiliyor.

Bağlanma, aidiyet ve oksitosin

Jalilova, dijital ortamların yalnızca dopamin değil, bağlılık ve güvenle ilişkili oksitosin düzeylerini de etkileyebileceğini söylüyor. Grup sohbetleri, paylaşımlar ve çevrim içi topluluklar gençlerde aidiyet duygusu yaratabilir; bu durum ergenlikteki duygusal dalgalanmalarla birleştiğinde sosyal medyayı güvenli bir alanmış gibi algılanmasını sağlayabiliyor. Öte yandan idealize edilmiş paylaşımlar gençlerde sürekli kıyaslamaya, öz-değer kaybına ve beden algısı sorunlarına zemin hazırlayabiliyor.

Davranışsal etkiler ve eğitim yaşamı

Dijital platformların hızlı ödülleri, çoklu ekran kullanımı ve kısa videolar dikkatin sürekli bölünmesine yol açabiliyor. Jalilova bunun dikkat süresini kısaltabileceğini, derin düşünmeyi zorlaştırabileceğini ve uzun vadeli çaba gerektiren etkinliklere yönelik motivasyonu azaltabileceğini belirtiyor. Sonuç olarak, gençler anlık tatmin sağlayan etkinliklere yönelip okuma, öğrenme veya uzun süreli odak gerektiren işleri sürdürmekte zorlanabiliyor.

Riskler kadar fırsatlar da var

Uzman, dijital dünyanın yalnızca olumsuz etkiler taşımadığını; bilinçli ve doğru kullanıldığında yaratıcılığı teşvik edebileceğini, bilgiye erişimi kolaylaştırabileceğini ve benzer ilgi alanlarına sahip akranlarla güvenli topluluklar kurulmasına katkı sağlayabileceğini vurguluyor. Gençler dijital ortamlarda kendilerini ifade etmeyi, toplumsal farkındalık geliştirmeyi ve öğrenme süreçlerini zenginleştirmeyi öğrenebilirler.

Öneri: Süre değil, kullanım biçimi

Dr. Arzu Jalilova’nın önerisi net: temel ölçüt gencin ne kadar ekran kullandığı değil, ekranı hangi amaçla, nasıl ve hangi duygusal ihtiyaçla kullandığı olmalı. Aileler bu noktaya odaklanarak hem riskleri azaltabilir hem de dijital dünyanın sunduğu olumlu fırsatları destekleyebilirler.

ACIBADEM KENT HASTANESİ ÇOCUK ENDOKRİNOLOJİ UZMANI DR. ARZU JALİLOVA

ACIBADEM KENT HASTANESİ ÇOCUK ENDOKRİNOLOJİ UZMANI DR. ARZU JALİLOVA

Yazar
EDİTÖR

Buse Acar

Ben Buse Acar, 26 yaşındayım, Antalya'dan yazıyorum. itibarhaber.com Gündem ekibinin 'dijital' gözüyüm. Sosyal medya gündemini, yayılan dezenformasyonları ve 'fact-checking' (doğrulama) işlerini ben yönetiyorum. Dijital dünyaya hakim, dikkatli biriyim.