Hataylı depremzede Beliz, montunu veren emekli albayla duygusal görüşme gerçekleştirdi
Enkazdan çıkarılma anı ve emanet montun hikâyesi
Hatay merkezli yıkımın yaşandığı bölgede, 19 yaşındaki Beliz Aydın depremde annesini ve ağabeyini enkaz altında yaşatmaya çalıştı. Beliz, annesi Betül Günyaşar'ı ve ağabeyi Abdurrahman Aydın'ı depremin 13. saatinde enkazdan çıkaran askerin kendisine üşümesin diye verdiği montu üç yıldır özenle saklıyordu.
Asrın felaketi sırasında Antakya, Cebrail Mahallesi etrafında yaşanan yıkımda binlerce bina zarar görürken, metinde geçen verilere göre yaklaşık 25 bin kişi hayatını kaybetti. Beliz’in sakladığı montun kim tarafından verildiği, İhlas Haber Ajansı'nın gündeme taşımasıyla açığa çıktı; montu verenin Emekli Albay Raşit Çelik olduğu belirlendi.
Görüntülü görüşmede duygusal sözler
O montun sahibinin kendisi olmadığını, devlet adına orada bulunduklarını vurgulayan Emekli Albay Raşit Çelik, görüntülü konuşmada şunları söyledi: "Devletimiz adına oradaydık, devletimiz sizinle beraber olsun diye biz oradaydık. O montta devletimizin bir montu, benim değil." Albay Çelik, Beliz’e montu bir hatıra olarak saklamasını ve bunun devletin yanında olduğunun bir göstergesi olmasını diledi.
Albay Çelik, deprem günü yaşananları aktarıp Beliz’in yalnızlığını gidermek için montu verdiğini anlattı: "Tek başına kalmıştın, yabancı kişiler vardı ve sen bana 'ben bunları tanımıyorum' demiştin. Ben de, sen yalnızlık hissetme diye 'Gelip, tekrar montu senden alacağım' demiştim." O günün çok zor geçtiğini, annesine üzüldüğünü ve ağabeyinin hayatta kalmasına sevindiğini de ekledi.
Beliz’in duyguları ve teşekkürleri
Beliz Aydın ise montun kendisini yalnız hissettirmediğini, halen sakladığını ve Albay Çelik’e ulaşmak için çaba gösterdiğini söyledi: "O mont beni gerçekten güvende hissettirdi, kendimi çok güvende hissetmiştim." Beliz, montu geri vermek için beklediğini, dayımı ve annenin yakın arkadaşı vasıtasıyla Albay Çelik ile iletişim kurduğunu belirtti.
Görüntülü görüşme sırasında yaşanan duygusal anlar, montun sembolik anlamını yeniden vurguladı: hem bir hatıra hem de devletin yanında olunduğuna dair bir işaret olarak görülen emanet, üç yıl sonra sahibine yakınlığı ve şefkati hatırlattı.
Not: Haber metninde yer alan kişi isimleri, kurum adları ve sayısal bilgiler yalnızca verilen metinden alınmıştır.
ARŞİV FOTOĞRAF