Başkan Mustafa Bozbey: "Su kaynaklarını korumak ortak sorumluluğumuz"
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, iklim krizi ve artan su stresi karşısında su kaynaklarının korunmasının hayati önem taşıdığını belirterek, Bursa’nın sürdürülebilir su yönetimi için ortak akılla hareket edilmesi gerektiğini söyledi.
Çalıştay ve katılımcılar
Bursa Belediyeler Birliği ev sahipliğinde, BUSKİ Genel Müdürlüğü, Mimar ve Mühendisler Grubu ve DSİ Bölge Müdürlüğü destekleriyle düzenlenen "Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı" Movenpick Hotel’de; ilçe belediye başkanları, kamu kurumları, akademisyenler, meslek odaları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi.
İklim uyarıları ve veriler
Bozbey, açılış konuşmasında dünyanın ciddi bir iklim kriziyle karşı karşıya olduğunu, mevsim ve yağış rejimlerindeki değişikliklerin artık yakından hissedildiğini söyledi. Dünya Meteoroloji Örgütü verilerine atıfta bulunarak, "2050 yılındaki dünya sıcaklığına 2025’in Temmuz ayında ulaşıldığını" dile getirdi ve uluslararası çalışmaların kullanılabilir su miktarının son 2 yılda yüzde 10 azaldığını gösterdiğini hatırlattı.
Bozbey, ayrıca ülkenin yüzde 88’inin çölleşme riskiyle karşı karşıya olduğunun bildirildiğini, 2030 için alarm verildiğini ve yıllık kişi başına düşen su miktarının bugün 1519 metreküp olduğunu aktardı. Nüfus artışıyla bu rakamların 2030’da 1200 metreküpe, 2040’ta 1116 metreküpe ve 2050’de 1069 metreküpe düşmesinin beklendiğini, raporların Türkiye’nin su kıtlığı çeken bir ülke haline gelebileceğini gösterdiğini söyledi. Ayrıca Birleşmiş Milletlerin son raporuna göre dünyanın küresel su iflası sürecine girdiğini belirtti.
Bursa özelinde durum
Başkan Bozbey, Bursa’da son bir yılda barajlardaki su miktarının yüzde 30 civarında azaldığını vurguladı. Bilim insanlarının raporuna göre 2026 yazının 2025’ten daha sıcak geçeceğini ve bir buçuk derece sıcaklık artışının olacağının öngörüldüğünü aktardı. Bursa’nın artık eskisi gibi su şehri olmadığını dile getiren Bozbey, "Suyu asla siyaset malzemesi yapmamalıyız. Tam tersine suyu nasıl koruyacağımızı, gelecek yıllarda nasıl su sorunu yaşamayacağımızı hep birlikte konuşmalıyız" dedi.
Çınarcık Barajı’na işaret eden Bozbey, "DSİ tarafından Çınarcık Barajı yapılmamış olsaydı, bugün Bursa için daha kötü günleri bekleyebilirdik" ifadelerini kullandı. Bu havzalarda maden aramalarına karşı olduklarını, her açılan ocağın suyu kirlettiğinin farkında olduklarını ve suyun geleceği için maden faaliyeti yapan kurumların izinlerinin iptal edilmesinin doğru olacağına inandıklarını söyledi.
Yeraltı suyu, çöküntü ve su seviyeleri
Bursa’nın zengin bir ekosisteme sahip olduğunu ancak bunun sınırsız olmadığını belirten Bozbey, ovada su seviyesinin 250 metrenin altına indiğini aktardı. Ayrıca bir bilim insanının Bursa Ovası ve Konya Ovası’nın her yıl 6 santim çöktüğünü bildirdiğini, bunun sebebinin yeraltı su seviyesinin düşmesi olduğunu söyledi. Talebin nüfus, sanayi ve tarımla birlikte arttığını, yerel yönetimlerin suyun nereden geldiğini, nasıl korunduğunu, nasıl kullanıldığını ve nasıl geriye kazanıldığını birlikte düşünmesi gerektiğini vurguladı.
Politika, altyapı ve tasarruf önerileri
Bozbey, su kaynaklarının korunması ve güvenliği için gri su kullanımına daha fazla önem verilmesi ve yatırım yapılması gerektiğini belirtti. Yeraltı su kullanımının sıkı takibi gerektiğini, kayıp kaçakla mücadelenin bir sorumluluk olarak ele alındığını ve bu alanda sürekli yatırım yapıldığını söyledi. Akıllı altyapı sistemleri, SCADA uygulamaları, anlık izleme ve erken uyarı mekanizmalarının kent genelinde yaygınlaştırıldığını aktardı.
"Kent planlamasından altyapıya, yeşil alanlarından sanayi bölgelerine kadar her başlıkta suya duyarlı kent anlayışıyla hareket ediyoruz" diyen Bozbey, Bursa’nın üretim ve sanayi kimliğini kabul ettiklerini ancak üretim ile su arasında yeni bir denge kurulması gerektiğini ifade etti.
Tarım, sanayi ve kentsel kullanımda verimlilik
Bozbey, suyun yaklaşık yüzde 70’inin tarımda, yüzde 15’inin sanayide ve yüzde 15’inin konutlarda kullanıldığını belirterek tarımdaki vahşi sulamayı ortadan kaldırmanın önemine dikkat çekti. Modern sulama tekniklerinin hayata geçirilmesi, su verimliliğini artıran uygulamalara öncelik verilmesi ve daha az suya ihtiyaç duyan ürünlere dönüşümün gerekliliğini anlattı. Yeni su paradigmasının "al, kullan, at" değil "geri kazan, yeniden değerlendir" olması gerektiğini vurguladı ve atık su arıtma tesislerinin kaynak yönetimi süreci olarak ele alındığını söyledi.
Çalıştaydan beklentiler ve diğer konuşmacılar
Bozbey, çalıştaydan çıkacak fikirlerin Bursa’nın su yol haritasına katkı sağlayacağını belirtti. Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz da suyun önemine vurgu yaparak medeniyetlerin tarihte su etrafında şekillendiğini anlattı ve çalıştaydaki sunumların Bursa ve Türkiye için yol haritasına dönüşmesini temenni etti.
Önceki dönem Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, su yönetimi iyi yapılırsa susuzluğun yaşanmayacağını belirtti, çalıştayı düzenleyenlere teşekkür ederek sonuçların kuraklıkla mücadeleye katkı sağlamasını diledi. Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan ve Mimar ve Mühendisler Grubu Genel Başkanı Yavuz Sarı’nın konuşmalarının ardından çalıştay, uzman konuşmacıların yer aldığı oturumlarla devam etti.
BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI MUSTAFA BOZBEY, İKLİM KRİZİ VE ARTAN SU STRESİ KARŞISINDA SU KAYNAKLARININ KORUNMASININ HAYATİ ÖNEM TAŞIDIĞINI BELİRTEREK, BURSA’NIN GELECEĞİ İÇİN SÜRDÜRÜLEBİLİR SU YÖNETİMİNİN ORTAK AKILLA ELE ALINMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİ.