Anadolu’da görülen kuzey ışıkları ilk kez kapsamlı biçimde kitaplaştı
Gümüşhane merkezli yürütülen araştırmada, Prof. Dr. Nafiz Maden tarafından Anadolu’da kaydedilmiş fecr-i şimali gözlemleri derlenerek yaklaşık on yıllık çalışmaların ürünü olan bir eser ortaya kondu.
Kayıtlar milattan sonra 333 yılına kadar uzanıyor
Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafiz Maden, 2016’dan bu yana süren incelemeler sonucunda milattan sonra 333 yılına kadar dayanan gözlemleri içeren Türkiye’ye özgü ilk kapsamlı veri tabanını oluşturduklarını açıkladı. Araştırmada Doğu Romalı ve Bizans tarihçilerinin kroniklerine dayanan kayıtlardan yararlanıldı. İstanbul, Urfa ve Adana gibi merkezlerde ilk ve orta çağ dönemlerinde fecr-i şimali gözlemlerine dair kayıtlar bulundu; bu gözlemler sıklıkla kıyamet, savaş ve büyük felaketlerle ilişkilendirilmiş.
Maden, Bizanslı tarihçi Kritovulos’un eserlerinde Fatih Sultan Mehmet’in yaşamına dair anlatımlarda fecr-i şimali olaylarına dair anekdotlar yer aldığını, konuya ilişkin kayıtların 1453 öncesi İstanbul çevresinde de görüldüğünü belirtti.
Kuzey ışıklarını gören askerler yangından şüphelenmiş
Cumhuriyet dönemi kayıtlarının büyük bölümünün Kandilli Rasathanesi arşivlerinde olduğunu söyleyen Prof. Dr. Maden, 26 Ocak 1938 tarihinde Avrupa’da geniş çaplı bir fecr-i şimali olayı yaşandığını ve o dönemde Kandilli müdürü Fatin Gökmen’in bunun olağanüstü bir doğa olayı olduğunu belirttiğini aktardı. Aynı olaya ilişkin, Kelkit’ten gelen izleme bilgisi 4 Şubat tarihinde Erzurum merkezli Doğu Gazetesi’nde yayımlandı.
1940 yılına ait belgelerde ise olayın birçok il ve ilçede gözlendiği, Kandilli’nin Milli Eğitim müdürlüklerine yazı yolladığı ve Şebinkarahisar Kaymakamlığı ile Gümüşhane, Tokat ve Elazığ Milli Eğitim Müdürlüklerine ait resmi yazışmaların bulunduğu yer alıyor. Özellikle Gümüşhane İl Milli Eğitim Müdürü’nün; güney kutbunda da aynı olayın görülüp görülmediğini sorgulayan notu dikkat çekiyor.
1940 olayında Gümüşhane merkezinin yanı sıra Hamsiköy, Torul, Kelkit, Bayburt ve Kale Bucağı gibi yerlerde gözlemler kaydedildi. Bazı belgelerde Maçka’daki telefon santrallerinin kendiliğinden devre dışı kaldığı, Zigana Karakolu’nda görevli askerlerin gökyüzündeki kızıllığı önce yangın zannedip Torul ve Gümüşhane’yi aradıkları, sonrasında bunun fecr-i şimali olduğu anlaşıldığı bildiriliyor. Araştırmacı, bu belirtilerin söz konusu olayın güçlü bir güneş fırtınasından kaynaklandığına işaret ettiğini söyledi.
Çalışma, Anadolu’da Kuzey Işıklarının Dansı adlı kitapta toplanarak hem tarihsel kaynakları hem de Cumhuriyet dönemi gözlem ve resmi kayıtlarını bir araya getiriyor ve Türkiye coğrafyasında gözlenen kuzey ışıklarının tarihsel seyrine ilişkin özgün bir veri tabanı sunuyor.
GÜMÜŞHANE’DE PROF. DR. NAFİZ MADEN, MİLATTAN SONRA 333 YILINDAN GÜNÜMÜZE ANADOLU TARİHİNDE YAZILI BELGELERE YANSIYAN KUZEY IŞIKLARINI 10 YILLIK ÇALIŞMAYLA KAYIT ALTINA ALDI.