Akbank Sanat'ta "Sınır Durumlar" söyleşi serisi başlıyor
Akbank Sanat tarafından düzenlenen Sınır Durumlar söyleşi serisi, modern insanın deneyimlerini psikiyatri ve felsefe merceğinden inceliyor. "Akbank Sanat Her Yerde" programı kapsamında, Psikoloji ve Felsefenin Sınırında Sanat başlığıyla gerçekleştirilecek etkinliklerde haz, delilik, temsil, sanat ve aşk temaları ele alınıyor.
Söyleşinin amacı ve sunucuları
Ocak - Mayıs döneminde sürecek dizide, modern çağın baskısı altında parçalanan öznenin öyküsü; psikiyatri, felsefe ve çağdaş sanatın görsel hafızası eşliğinde yeniden okunuyor. Söyleşileri hazırlayan ve sunanlar: Psikiyatrist Dr. Cengiz Arca ile yazar Ezgi Emel. Program, ölçülen ve denetlenen beden ile sürekli kaygı üreten zihin arasındaki ayrışmayı çağdaş yaşam bağlamında tartışmaya açmayı hedefliyor.
Yaklaşım ve düşünsel çerçeve
Söyleşilerde modern öznenin arzuları, korkuları ve anlam arayışına odaklanılıyor. Dopamin ve yapay hazdan, deliliğin politik sınırlarına; sinemanın temsili ve aşkın kırılganlığına kadar uzanan konular, Thomas Szasz, Michel Foucault, Gilles Deleuze ve Zygmunt Bauman gibi düşünürlerin perspektifleriyle tartışılıyor. Soyut kavramlar estetik bağlamda sorgulanırken, çağdaş sanatın çarpıcı örnekleri de konuşmalara eşlik ediyor.
Programdan öne çıkan oturumlar
Haz ve Acının Sınırında: Dopamin başlıklı ilk söyleşi, modern yaşamın haz odaklı dinamikleri ve bunların birey üzerindeki etkilerini masaya yatırıyor. Anna Lembke'nin Dopamine Nation kitabındaki paradoks temelinde, anlık tatmin döngülerinin nasıl tükenmişliğe dönüştüğü ve dopaminin haz-acı ilişkisi Deleuze'ün düşünsel çerçevesiyle birlikte ele alınıyor.
Normal ve Anormalin Sınırında: Delilik oturumunda delilik kavramının biyolojik bir olgu mu yoksa toplumsal bir inşa mı olduğu sorgulanıyor; Thomas Szasz'ın metaforik okuması ile Michel Foucault'nun iktidar ve kapatma analizleri üzerinden modern toplumun 'normal' tanımına bakılıyor.
Temsil ve Belirsizliğin Sınırında: Eleştiri başlıklı söyleşide sinemanın gerçeklik üretme biçimleri, izleyicide yarattığı illüzyonlar ve bu illüzyonları sorgulamanın entelektüel tatmini tartışılıyor; filmlerin toplumsal normlara ve varoluşsal sorgulamalara ayna tuttuğu anlar irdeleniyor.
Düzen ve Kaosun Sınırında: Sanat oturumunda psikedelik deneyimlerin bilinci çözüşü ve Michael Pollan'ın varoluşsal arayışları bağlamında sanatın benlik sınırlarını nasıl bulanıklaştırdığı ele alınıyor.
Teslimiyet ve Özgürlüğün Sınırında: Aşk başlıklı kapanış söyleşisinde ise Zygmunt Bauman'ın Akışkan Aşk kavramı üzerinden modern ilişkilerin kırılganlığı, bağlanma, teslimiyet ve özgürlük arasındaki gerilimler tartışılıyor.
Söyleşi takvimi
14 Ocak, Çarşamba 18.30 - 20.00
Haz ve Acının Sınırında: Dopamin
25 Şubat, Çarşamba 18.30 - 20.00
Normal ve Anormalin Sınırında: Delilik
11 Mart, Çarşamba 18.30 - 20.00
Temsil ve Belirsizliğin Sınırında: Eleştiri
8 Nisan, Çarşamba 18.30 - 20.00
Düzen ve Kaosun Sınırında: Sanat
6 Mayıs, Çarşamba 18.30 - 20.00
Teslimiyet ve Özgürlüğün Sınırında: Aşk
Seri, psikiyatri, felsefe ve çağdaş sanat kesişiminde bireysel deneyimlerin toplumsal ve düşünsel arka planlarını açığa çıkararak izleyiciyi derinlemesine sorgulamaya davet ediyor.
"AKBANK SANAT HER YERDE" ÇATISI ALTINDA "PSİKOLOJİ VE FELSEFENİN SINIRINDA SANAT" ALT BAŞLIĞIYLA GERÇEKLEŞTİRİLECEK SÖYLEŞİ SERİSİ; HAZ, DELİLİK, SANAT VE AŞK TEMALARI ETRAFINDA ŞEKİLLENİYOR.