Zelenskiy, Macron ve Starmer Paris’te Ukrayna’ya çok uluslu güç konuşlandırılması için niyet beyanı imzaladı
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer Paris’te düzenlenen toplantı sonrası, Ukrayna’da barış sağlanmasının ardından çok uluslu güç konuşlandırılmasına ilişkin bir niyet beyanı imzaladı. Liderler, Gönüllüler Koalisyonu çerçevesinde atılacak adımları ortak bir basın toplantısıyla duyurdu.
Paris Bildirisi ve Koalisyon Operasyonel Karargahı
Toplantıda açıklanan Paris Bildirisi, Gönüllüler Koalisyonu’nu oluşturan 35 ülke ile Ukrayna ve ABD arasındaki operasyonel uyuma vurgu yaptı. Macron, bildirinin Ukrayna için güçlü güvenlik garantilerinin çerçevesini çizdiğini ve koordinasyonu sağlamak üzere Paris’te bir Koalisyon Operasyonel Karargahı kurulmasına karar verildiğini duyurdu.
Çok uluslu gücün kapsamı ve konuşlandırılması
Macron toplantıda, ateşkesin denetlenmesine yönelik mekanizmalar, Ukrayna’ya uzun dönemli destek, hava, deniz ve kara güvenliğini sağlayacak çok uluslu gücün oluşturulması ve bu dayanışma mekanizmasının hukuki temele oturtulması konusunda mutabık kalındığını belirtti. Çok uluslu gücün temas hattının gerisinde, Fransa’dan Almanya ve Polonya’ya kadar uzanan bir hatta konuşlandırılacağı, ayrıca Türkiye’nin deniz alanındaki katkılarının özel olarak takdir edildiği ifade edildi.
Macron, alınan tedbirlerin bir barış anlaşmasının hemen ardından Ukrayna ve Avrupa kıtası için güvenlik garantilerinin planlanması, araçlarının tanımlanması ve kurallarının belirlenmesi amacını taşıdığını vurguladı. Rusya’nın son 15 yılda Moldova, Gürcistan ve Ukrayna’ya ilişkin anlaşmaları ihlal ettiği gerekçesiyle bu garantilerin önemine dikkat çekti.
Zelenskiy: Güvenlik mimarisi büyük ölçüde hazır
Zelenskiy Gönüllüler Koalisyonu’ndaki toplantının somut sonuçlar verdiğini, ortak bir bildiri ile üç ülke arasında bir niyet beyanı bulunduğunu söyledi. Koalisyon mensubu kuvvetlerin konuşlandırılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü, hangi ülkelerin hava, deniz ve kara güvenliğine nasıl katkı sunacağını belirlediklerini ve kuvvetlerin finansman modelinin netleştirileceğini belirtti. Ukrayna ordusunun sahadaki kuvvetlerin temelini oluşturacağını, Fransa, İngiltere ve diğer ortakların ise askeri teçhizat ve destek üzerinde çalışacağını vurguladı.
Zelenskiy ayrıca ateşkesin izlenmesine ilişkin ABD heyetiyle somut görüşmeler yapıldığını; güvenlik mimarisinin büyük ölçüde hazır olduğunu, bunun Rusya üzerinde barışın sağlanması yönünde baskı oluşturabileceğini söyledi. Barış müzakerelerinde toprak başlığının en kritik konu olduğunu, çözülemeyen konularda liderlerin sürece dahil olabileceğini ekledi.
İngiltere ve Fransa’dan askeri merkezler
Starmer, varılan anlaşmanın, bir barış anlaşması durumunda Ukrayna’ya güç konuşlandırılmasına ilişkin niyet beyanını içerdiğini ve bunun İngiltere ile Fransa’nın Ukrayna’ya uzun vadeli taahhüdünün önemli bir parçası olduğunu belirtti. Ateşkesin ardından İngiltere ve Fransa’nın Ukrayna genelinde askeri merkezler kuracağı ve silah ile askeri teçhizatların korunması için tesisler inşa edeceği açıklandı.
Starmer ayrıca koalisyon ortaklarıyla üç ana adım üzerinde anlaşıldığını söyledi: ABD öncülüğündeki ateşkes izleme mekanizmasına katılım, Ukrayna savunması için silahların uzun vadeli tedarik desteği ve Rusya’dan gelebilecek bir saldırı halinde Ukrayna’yı desteklemeye yönelik bağlayıcı taahhütler üzerinde çalışma.
Almanya’nın rolü ve sorumluluk taahhüdü
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, toplantıyı Ukrayna’da barışa doğru atılan yeni bir adım olarak nitelendirdi. Merz, ateşkes sonrası dönemde Avrupa ve ortaklarının Ukrayna için üstlenebileceği katkılara odaklandıklarını, koalisyonun sorumluluk alacağını ve Almanya’nın da Ukrayna ile kıtanın güvenliği için sorumluluk kabul edeceğini söyledi. Ayrıca gelecekte silahlandırma, eğitim ve finansman yoluyla Ukrayna’nın caydırıcı kapasitesinin güçlendirilmesine destek verileceğini belirtti.
ABD heyetinden değerlendirmeler
Donald Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Jared Kushner ile yaklaşık on saatlik çalışma yaptıklarını, Cenevre ve Berlin süreçlerinden sonra ilerleme kaydedildiğini ve Mar-a-Lago’da etkili bir görüşme gerçekleştirildiğini ifade etti. Witkoff, güvenlik protokollerinin büyük ölçüde tamamlandığını düşündüklerini ve Ukrayna için ayrıca bir refah anlaşması üzerinde çalıştıklarını, bunun için BlackRock ve Larry Fink ile iş birliği yapıldığını söyledi. Toprak meselesi üzerinde seçeneklerin tartışıldığını ve bu alanda anlaşma umduklarını ekledi.
Jared Kushner ise ABD’nin sağlayabileceği nihai garanti mekanizmaları üzerinde ilerleme olmadan bir barışın mümkün olmayacağını, anlaşma sonrasında Ukrayna’nın güvende olduğunu bilmesinin şart olduğunu belirtti. Kushner, geçen haftaki Venezuela saldırısına atıfta bulunarak ABD ordusunun kapasitesinin görüldüğünü ve bunun gerçek bir barışı güvence altına almak için kullanılabileceğini ifade etti.
Sonuç
Paris’teki lider buluşması sonrasında ortaya çıkan niyet beyanı ve Paris Bildirisi, Gönüllüler Koalisyonu ile ABD ve Ukrayna arasında operasyonel koordinasyonun güçlendirilmesini hedefliyor. Paris’te kararlaştırılan koalisyon karargahı ve kurumlar arası iş birliği, bir ateşkes sonrası dönemde çok uluslu güç konuşlandırılması ve uzun vadeli güvenlik garantilerinin tesis edilmesi üzerine odaklanıyor.
UKRAYNA, İNGİLTERE VE FRANSA ARASINDA UKRAYNA’YA ÇOK ULUSLU GÜÇ GÖNDERMEYE YÖNELİK NİYET BEYANI