DOLAR
42,59 -0,05%
EURO
49,54 0,1%
ALTIN
5.751,9 -0,22%
BITCOIN
3.859.326,38 0,08%

Verem hâlâ aramızda: Uzmanlardan kritik uyarı

Uzmanlar veremin ortadan kalkmadığını; 2023'te 10,8 milyon vaka, 1,25 milyon ölüm olduğunu, Türkiye insidansının yaklaşık 11,2/100.000 seviyesinde sürdüğünü vurguluyor.

Yayın Tarihi: 23.01.2026 13:23
Güncelleme Tarihi: 23.01.2026 13:23

Verem hâlâ aramızda: Uzmanlardan kritik uyarı

Verem hâlâ var: Uzmanlar uyarıyor

Güncel veriler ve küresel tablo

Verem bir dönem geride kaldığı düşünülen hastalıklar arasında yer alırken, son veriler artan vaka ve can kayıplarına işaret ediyor. İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi ve Halk Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Nurten Elkin, Verem ne tarihe karıştı ne de etkisini yitirdi ifadeleriyle hastalığın devam ettiğini vurguluyor.

Elkin, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2023 yılında dünyada 10,8 milyon kişinin vereme yakalandığını ve 1,25 milyon kişinin bu hastalık nedeniyle hayatını kaybettiğini belirtiyor. Bu rakamlar veremin halen en ölümcül bulaşıcı hastalıklardan biri olduğunu gösteriyor.

Türkiye’de durum ve riskler

Elkin, Türkiye'nin veremle mücadelede önemli ilerleme kaydettiğini ancak riskin sürdüğünü belirtiyor. Ülkemizde verem insidansının yaklaşık 11,2/100.000 olduğunu söyleyen Elkin, bu oranın her yıl binlerce yeni vakayı işaret ettiğini hatırlatıyor.

Toplumsal bir sorun olarak verem

Verem hava yoluyla bulaşan bir hastalık olduğundan yalnızca bireysel bir sorun olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Elkin, tedavi edilmemiş bir kişinin aylarca etraftakilere hastalığı bulaştırabileceğini belirtiyor. Bu nedenle verem, doğrudan bir halk sağlığı meselesi olarak ele alınmalı; geciken tanılar toplumda yeni vakalara zemin hazırlayabiliyor.

Tedaviye uyum ve ilaç direnci

Verem tedavisinin genellikle en az 6 ay sürdüğünü hatırlatan Elkin, hastaların sık yaptığı hatanın belirtiler geçince ilaçları erken bırakmak olduğunu söylüyor. Tedavinin yarım bırakılması hastalığın yeniden alevlenmesine, tekrar bulaştırıcı olunmasına ve en önemlisi mikrobun ilaçlara direnç kazanmasına yol açıyor.

Dirençli tüberkülozun çoğunlukla düzensiz veya eksik tedavi sonucunda ortaya çıktığını ifade eden Elkin, bu durumda tedavi süresinin yıllara varabileceğini ve tedavi seçeneklerinin daha fazla yan etkiye sahip olduğunu ekliyor.

BCG aşısı ve erken tanının önemi

Elkin, BCG aşısı'nın özellikle bebekleri ve çocukları veremin en ağır formlarından koruduğunu, menenjit ve yaygın verem gibi hayati risk taşıyan tabloların önlenmesinde kritik rol oynadığını belirtiyor. Aşı programlarının veremle mücadelenin temel taşlarından biri olduğuna dikkat çekiyor.

Uzun süren öksürük, gece terlemeleri, kilo kaybı ve halsizlik gibi belirtilerin ertelemeden değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Elkin, erken tanının tedavi başarısını artırdığını, bulaşmayı azalttığını ve ilaç direnci riskini düşürdüğünü vurguluyor.

Sonuç: Mücadele sürüyor

Doç. Dr. Nurten Elkin, veremle mücadelenin bitmediğini, aşıya güvenmenin, belirtileri ciddiye almanın ve zamanında sağlık kuruluşlarına başvurmanın hem bireysel hem toplumsal korunmanın en etkili yolu olduğunu ifade ediyor. Verem erken teşhis ve düzenli tedavi ile tam iyileşebilen bir hastalık olarak kalmaya devam ediyor.

HALK SAĞLIĞI UZMANI DOÇ. DR. NURTEN ELKİN,“VEREM HASTALIĞI DENİNCE ÇOĞUMUZUN AKLINA SANATORYUMLAR...

HALK SAĞLIĞI UZMANI DOÇ. DR. NURTEN ELKİN,“VEREM HASTALIĞI DENİNCE ÇOĞUMUZUN AKLINA SANATORYUMLAR VE GEÇMİŞTE KALMIŞ HASTALIKLAR GELMEKTEDİR, OYSA GERÇEK ŞU Kİ VEREM NE TARİHE KARIŞTI NE DE ETKİSİNİ YİTİRDİ” İFADELERİNİ KULLANDI.

Yazar
EDİTÖR

Selin Korkmaz

Merhaba, ben Selin Korkmaz. 28 yaşındayım, Ankara'dayım. itibarhaber.com'un parlamento muhabiriyim. Meclis'teki her gelişmeyi, yasa tasarılarını ve hukuk gündemini yakından takip ediyorum. Detaycıyım, hiçbir şeyi atlamam.