DOLAR
42,59 -0,05%
EURO
49,54 0,1%
ALTIN
5.751,9 -0,22%
BITCOIN
3.859.326,38 0,08%

Trabzon’da asıl deprem riski karadaki KAFZ’tan geliyor

KTÜ Sismoloji Uzmanı Özgenç Akın, denizdeki küçük sarsıntıdan sonra asıl tehdidin Kuzey Anadolu Fay Zonu (KAFZ) olduğunu; yapı ve zemin uyumunun hayati olduğunu vurguladı.

Yayın Tarihi: 29.01.2026 09:25
Güncelleme Tarihi: 29.01.2026 09:48

Trabzon’da asıl deprem riski karadaki KAFZ’tan geliyor

Trabzon için asıl deprem tehdidi karada: KAFZ

Olayın özeti ve ilk tespitler

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölümü Sismoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Özgenç Akın, Trabzon’un deprem tehlikesinden azade bir bölge olmadığını belirtti. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, önceki gün saat 23.15’te, Trabzon’un Ortahisar ilçesinin yaklaşık 28 kilometre açığında 3.8 büyüklüğünde bir deprem kaydedildi. Akın, bu depremin şaşırtıcı olmadığını ifade etti.

Uzman, bölgedeki zeminin özelliklerine dikkat çekerek, alüvyal zeminlerde ve heyelan riski taşıyan alanlardaki yapıların Türk Bina Deprem Yönetmeliği’ne uygun yapılması veya kontrol ettirilmesinin önemini vurguladı.

Şiddet ve büyüklük farkı

Akın, deprem büyüklüğü ile deprem şiddeti arasındaki farkı anlattı: şiddetin Romen rakamıyla gösterildiğini ve hissettiğimiz sarsıntı gücüne göre değiştiğini; büyüklüğün ise cihazlarla ölçülen aletsel değer olduğunu belirtti. Uzman, aynı büyüklükte farklı şiddetler olabileceğini, sağlam olmayan zeminlerde şiddetin daha fazla hissedildiğini söyledi. Bu bağlamda, son dönemdeki 3.7 büyüklüğündeki depremde sahile yakın alüvyal zeminde daha fazla sallanma gözlendiğini aktardı.

Kuzey Anadolu Fay Zonu (KAFZ) daha büyük risk

Akın, denizde oluşan fay hareketlerinden ziyade Kuzey Anadolu Fay Zonu (KAFZ)’nın bölge için daha önemli olduğunu söyledi: "Denizdeki fayın çok büyük olmadığını biliyoruz. Ancak deprem açısından daha önemli olan Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAFZ). Çok büyük depremler üretebilen bir fay hattı." Uzman, Trabzon’un KAFZ’a yaklaşık 150 kilometre uzaklıkta olduğunu belirtti.

Geçmiş örneklere değinerek, Türkiye’nin tarihteki büyük depremlerinden biri olan 1939 Erzincan depreminin büyüklüğünün 7.9 olduğunu ve o depremde Trabzon’da can kayıpları yaşandığını hatırlattı. Ayrıca bölgedeki diğer depremlerden; Gürcistan açıkları ve Bartın’daki 5-6 büyüklüğündeki olayları örnek gösterdi. Bingöl Yedisu’da beklenen 7’den büyük bir depremin Trabzon’u olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.

Tsunami ve hissetme biçimleri

Akın, deniz içindeki fayların özellikle alüvyal alanlarda daha çok hissedildiğini, ancak son depremin "çok yıkıcı" bir deprem olmadığını ifade etti. Trabzon’da bazı kullanıcıların sosyal medyada paylaştığı "avizeler sallanmadı" yorumlarına açıklık getirerek, bunun nedeninin depreme yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta olmaları nedeniyle sadece P dalgasını hissetmeleri olduğunu söyledi: "Biz sadece ‘P dalgası’nı hissedebildik. Daha çok sallama şeklinde değil de alttan vurma etkisi oluşturan bir dalgadır." Akın, "Trabzon ve çevresinde hayatı olumsuz etkileyebilecek düzeyde bir tsunami riskinin olduğunu düşünmüyorum" dedi.

Artçılar ve alınması gereken önlemler

Artçı depremleri tahmin etmenin zor olduğuna değinen Akın, genellikle artçıların öncüden 1-2 derece düşük olduğunu, eğer söz konusu deprem öncü depremse daha büyük bir deprem gelebileceğini ancak bu özel olay için büyük bir deprem beklemediklerini belirtti. Düşük ihtimalle 1.5-2 büyüklüğünde artçıların olabileceğini söyledi.

Uzman son olarak, bölgenin aktif bir deprem kuşağında olduğunu ve deprem zararının büyük ölçüde yapı-zemin ilişkisini doğru kurmaya bağlı olduğunu vurguladı: "Depremden zarar görmemek tamamen bizim elimizde olan bir şey. Yapılarımızı uygun tasarlarsak; deprem, yapı ve zemin ilişkisini doğru kurarsak bir zarar görmeyiz. Trabzon risksiz ya da deprem tehlikesi olmayan bir bölge değil. Buna artık alışmamız lazım."

Öneri: Alüvyal zeminlerdeki yapıların denetimlerinin yapılması ve Yönetmelik’e uygun güçlendirme/tasarımlar uygulanması gerektiği tekrarlandı. Ayrıca bölgesel haritaların parsel bazında tamamlayıcı çalışmalarla desteklenmesi gerektiği belirtildi.

KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ (KTÜ) JEOFİZİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ SİSMOLOJİ ANA BİLİM DALI ÖĞRETİM...

KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ (KTÜ) JEOFİZİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ SİSMOLOJİ ANA BİLİM DALI ÖĞRETİM ÜYESİ DR. ÖZGENÇ AKIN, TRABZON’UN RİSKSİZ YA DA DEPREM TEHLİKESİ OLMAYAN BİR BÖLGE OLMADIĞINI BELİRTEREK, "DEPREM DENİZDEKİ BİR FAYDA MEYDANA GELDİ. BU FAYIN ÇOK BÜYÜK OLMADIĞINI BİLİYORUZ. ANCAK DEPREM AÇISINDAN DAHA ÖNEMLİ OLAN KUZEY ANADOLU FAY HATTI. ÇOK BÜYÜK DEPREMLER ÜRETEBİLEN BİR FAY HATTI. BİZİM BUNA UZAKLIĞIMIZ YAKLAŞIK 150 KİLOMETRE. DENİZ İÇERİSİNDEKİ DEPREMLERDEN ÇOK KUZEY ANADOLU FAY HATTINDA MEYDANA GELEBİLECEK DEPREMLER BÖLGEMİZİ ETKİLEYEBİLİR" DEDİ.

KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ (KTÜ) JEOFİZİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ SİSMOLOJİ ANA BİLİM DALI ÖĞRETİM...

Yazar
EDİTÖR

Burak Tekin

Ben Burak Tekin, 25 yaşındayım, İstanbul. itibarhaber.com Gündem ekibindeyim ve enerjimle sahadayım! Sokak röportajları, toplumsal olaylar ve anlık tepkiler benim uzmanlık alanım. Mikrofonu halka uzatmayı seviyorum, dinamik ve girişken biriyim.