Su tüketimiyle ilgili doğru bilinen yanlışlar
Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Dahiliye Bölümü’nden Uzm. Dr. Erbil Çümen su tüketimi hakkında toplumda yaygın olan bazı yanlış algıları anlattı. Su sağlıklı yaşam için temel olsa da herkesin aynı miktarda su içmesi doğru değildir; kısa sürede aşırı su almak ciddi sorunlara yol açabilir.
Aşırı suyun yaratabileceği riskler
Vücudun yaklaşık dörtte üçü su olduğundan suyun önemi sıkça vurgulanır. Ancak gereğinden fazla su içmek, özellikle kısa sürede çok miktarda alındığında, kandaki tuz dengesini bozarak baş dönmesi, bulantı ve hatta bilinç kaybına kadar varan tablolar oluşturabilir. Su, günlük kullanılan bir ilaç gibi düşünülmeli; doğru kişide, doğru miktarda fayda sağlar.
Susamıyorsak suya ihtiyacımız yok düşüncesi yanlıştır
Özellikle yaşlılarda hormon dengelerindeki değişiklikler ve katabolizma nedeniyle susama hissi azalabilir. Yani kişi ’canım su istemiyor’ dese bile vücudu susuz kalmış olabilir. Öte yandan gün boyu sürekli su içen ve şişesini elinden düşürmeyen kişilerde farkında olmadan fazla su alımı görülebilir; bu durum su zehirlenmesine yol açabilir. Burada önemli olan dengedir.
Çay ve kahve suyun yerini tutmaz
Çay ve kahve de su içerir, ancak fazla tüketildiklerinde vücuttan su atımını artırırlar. Bu nedenle ’nasılsa çay içiyorum’ diyerek su içmemek doğru değildir. İdrar rengi su tüketimine ilişkin ipucu verebilir, ancak koyu idrarın her zaman az su alındığını, açık rengin ise yeterli su atıldığını kesin olarak göstermeyeceğini unutmamak gerekir.
Böbrek ve kalp hastalıklarında su yönetimi
Böbrek taşı olan kişilerde yeterli su almak önemlidir. Ancak kalp yetmezliği, ileri böbrek hastalığı veya karaciğer sirozu gibi durumlarda fazla su içmek vücutta sıvı birikimine, nefes darlığına ve hastaneye yatışlara neden olabilir. Bu tür hastalarda su miktarı mutlaka doktor tarafından bireysel olarak belirlenmelidir.
Günlük öneriler: tek bir rakam herkese uymaz
Herkesin günde mutlaka sekiz ila on bardak su içmesi gerektiği yönündeki yaygın görüş herkes için geçerli değildir. Su ihtiyacı yaş, kilo, günlük aktivite düzeyi, terleme, gebelik, emzirme ve yaşanılan şehir gibi birçok faktöre göre değişir. Bu nedenle tek bir sayı herkese uymaz; en sağlıklı yaklaşım vücudu dinlemek, aşırıya kaçmamak ve gerekiyorsa hastalıklara göre doktor önerisiyle tüketimi düzenlemektir.
MEMORİAL SAĞLIK GRUBU MEDSTAR ANTALYA HASTANESİ DAHİLİYE BÖLÜMÜ’NDEN UZM. DR. ERBİL ÇÜMEN