DOLAR
42,59 -0,05%
EURO
49,54 0,1%
ALTIN
5.751,9 -0,22%
BITCOIN
3.859.326,38 0,08%

Prof. Dr. Halil Kumbur: "Su kaynakları iyi yönetilmezse Türkiye su fakiri olacak"

Prof. Dr. Halil Kumbur, iklim değişikliği ve kuraklığın su kaynaklarını daralttığını, Türkiye ve Mersin'de su yönetiminin acil olduğunu vurguladı.

Yayın Tarihi: 07.01.2026 13:10
Güncelleme Tarihi: 07.01.2026 13:10

Prof. Dr. Halil Kumbur: "Su kaynakları iyi yönetilmezse Türkiye su fakiri olacak"

Prof. Dr. Halil Kumbur: "Su kaynakları iyi yönetilmezse Türkiye su fakiri olacak"

Çevre uzmanı Prof. Dr. Halil Kumbur, 2026 yılına girilirken Türkiye ve Mersin'deki çevre sorunlarının derinleştiğini belirtti. Kumbur, özellikle su kaynakları üzerinde küresel ısınma, iklim değişikliği ve kuraklığın etkilerinin yoğunlaştığını ve planlı su yönetimi yapılmadığı takdirde ülkenin yakın gelecekte su fakiri konumuna gelebileceğini söyledi.

"Su, geleceğin en stratejik kaynağı"

Kumbur, dünyadaki su varlığının %71'inin yüzeyi kapladığını ancak bunun büyük bölümünün tuzlu su olduğunu; toplam su kaynaklarının %97,5'inin tuzlu, yalnızca %2,5'inin tatlı su niteliğinde olduğunu anlattı. Erişilebilir tatlı su miktarının buzullar ve yer altı rezervlerinde yoğunlaşması nedeniyle akarsu ve göller gibi doğrudan kullanılabilir suyun sınırlı olduğunu, fiilen içme ve kullanma suyu olarak erişilebilir miktarın yaklaşık %0,3 ila %0,5 aralığında kaldığını vurguladı.

Türkiye ve Mersin'de su kıtlığı riski

Kumbur, Türkiye'nin Doğu Akdeniz havzasında yer alan Mersin'in iklim değişikliğinden en fazla etkilenen iller arasında olduğunu; Mersin'de son yıllarda su kaynaklarında %40'a varan azalmalar gözlendiğini söyledi. Türkiye'de kişi başına düşen yıllık su miktarının 2025 itibarıyla yaklaşık 1.300 m³ olduğunu; bu rakamın 2040'ta 700 m³'lere düşmesinin beklendiğini ve bunun ülkeyi "su fakiri" konumuna getireceğini belirtti.

Su kullanımı ve yerel potansiyel

Kullanım dağılımına dikkat çeken Kumbur, mevcut suyun yaklaşık %76'sının tarımsal sulamada, %14'ünün içme-kullanma ve %10'unun sanayide kullanıldığını aktardı; sulama tekniklerinin gözden geçirilmesinin zorunlu olduğunu söyledi. Mersin'in yıllık yer üstü ve yer altı su potansiyelinin 7,4 milyar m³ olduğunu, ancak suyun bulunduğu alanlar ile ihtiyaç duyulan bölgeler arasında uyumsuzluk, kayıp-kaçak ve depolama eksiklikleri bulunduğunu ifade etti.

Mersin'den su aktarımları

Kumbur, Göksu Nehri'nden Mavi Tünel Projesi ile Konya Ovası'na yılda 414 milyon m³ su aktarıldığını; Anamur Dragon Çayı'ndan ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne yılda 75 milyon m³ su iletildiğini hatırlattı. Bu nedenle Mersin için su havzalarının korunması, kuraklık risk haritalarının hazırlanması, su bütçesinin oluşturulması, atık su geri kazanımı ve yağmur suyu değerlendirmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.

İklim politikaları ve maliyetler

Kumbur, Türkiye'nin Paris İklim Anlaşması çerçevesinde 2035 yılına kadar sera gazı emisyonlarını %41 azaltma ve 2053'te net sıfır hedefini benimsediğini, bu hedefler doğrultusunda 9 Temmuz 2025'te "İklim Değişikliği ile Mücadele ve Uyum Kanunu"nun yürürlüğe girdiğini hatırlattı. Kanunun enerji, sanayi, tarım, ulaşım ve inşaat gibi sektörlerde ciddi maliyetler yaratacağını; bu sürecin kamu-özel sektör iş birliği, planlama ve destekleyici politikalarla yürütülmesi gerektiğini belirtti.

Kumbur, Mersin'in dünya kenti olmasının ancak yaşanabilir ve temiz bir çevreyle mümkün olacağını; çevre sorunlarının çözümünün tüm kent halkının ortak arzusu olduğunu sözlerine ekledi.

TÜRKİYE'NİN SU KAYNAKLARININ İYİ YÖNETİLMESİ GEREKTİĞİ BELİRTİLDİ.

TÜRKİYE'NİN SU KAYNAKLARININ İYİ YÖNETİLMESİ GEREKTİĞİ BELİRTİLDİ.

ÇEVRE UZMANI PROF. DR. HALİL KUMBUR, 2026 YILINA GİRERKEN TÜRKİYE VE MERSİN’DE ÇEVRE SORUNLARININ...

Yazar
EDİTÖR

Ebru Can

Adım Ebru Can, 30 yaşındayım, İzmir'den çalışıyorum. itibarhaber.com Gündem kategorisinde 'ekonomi politikasını' yazıyorum. Yani enflasyonun, faiz kararlarının siyasi boyutunu ve bunun sokağa yansımasını inceliyorum. Rakamlarla aram iyidir.