Metabolik hastalıklar organ nakli ihtiyacını artırıyor
Obezite, diyabet ve hipertansiyonun yaygınlaşması Türkiye'de böbrek ve karaciğer sağlığını olumsuz etkiliyor. Sevilen sanatçı Ufuk Özkan'ın yaşadığı karaciğer yetmezliği olayı, organ yetmezliği konusunu yeniden gündeme taşıdı. Medipol Sağlık Grubu'ndan Organ Nakli Uzmanı Prof. Dr. Onur Yaprak, günümüzde organ kaybının yalnızca yaşlılarla sınırlı kalmadığını vurguladı ve değişen hasta profiline dikkat çekti.
Organ bağışı: erişim ve dijital kolaylık
Prof. Dr. Onur Yaprak, organ bağışının toplumsal sorumluluk olduğunu belirterek süreçteki yenilikleri anlattı. Medipol Mega Üniversite Hastanesi'ndeki açıklamasında, "2025 yılında hazırlanan yönetmelik kapsamında organ bağışı kolaylaştırıldı. Eskiden organ nakli koordinatörlerine iki şahitle gidiliyordu. Şimdi e-Nabız üzerinden de organ bağışı yapılabiliyor. Bu süreç, organların mutlaka alınacağı anlamına gelmez. Organlar yalnızca beyin ölümü gerçekleştiğinde ve ailenin onayıyla alınabiliyor" dedi.
Kadavra bağışı ve beyin ölümü açıklaması
Toplumda kadavra bağışı ile ilgili yanlış anlamalar olduğuna değinen Prof. Dr. Yaprak, beyin ölümünün nedenlerini ve bağış sürecini özetledi: "Beyin ölümü; kalp krizi, kafa içi basıncı artıran hastalıklar ya da oksijensiz kalma gibi nedenlerle gelişebilir. Beyin ölümü gerçekleştiğinde kişi yoğun bakımda yaşam destek cihazlarına bağlı olur. Bu sırada organlar hala kanlanır ve çalışır. Bağış, bu aşamada ailenin onayıyla yapılır. Bu, bir cenazeden organ alınması değildir." Ayrıca metabolik sendromun (diyabet, hipertansiyon, karaciğer yağlanması, obezite) organları daha erken yıprattığını ve nakil ihtiyacını artırdığını vurguladı.
Nakil yaş aralığı ve bağış türleri
Prof. Dr. Yaprak, hangi organların hangi koşullarda bağışlanabildiğine dair bilgi verdi: "Kalp ve akciğer nakilleri yalnızca beyin ölümü gerçekleşmiş bağışçılardan yapılabiliyor. Ancak böbrek ve karaciğer nakilleri canlı vericilerden de mümkün. Çünkü karaciğer kendini yenileyebilen bir organ ve iki böbreğimiz olduğu için biriyle yaşam sürdürülebiliyor. Bebeklikten 75 yaşına kadar organ nakli yapabiliyoruz. Bebeklerde genellikle doğuştan safra yolu hastalıkları, çocuklarda metabolik hastalıklar, erişkinlerde ise Hepatit B, Hepatit C, karaciğer yağlanması, otoimmün hastalıklar ve bazı kanser türleri nakil ihtiyacına yol açıyor" şeklinde konuştu.
Organ bağışı hayati önem taşıyor. Prof. Dr. Yaprak, Türkiye'deki bağış oranlarının ihtiyacı karşılamaktan uzak olduğunu ve kronik hastalıkların artışıyla birlikte her yıl daha fazla kişinin nakle ihtiyaç duyduğunu belirterek, organ bağışının "insanın hayatını kurtarabilecek en değerli miraslardan biri" olduğunu ifade etti.
MEDİPOL SAĞLIK GRUBU’NDAN ORGAN NAKLİ UZMANI PROF. DR. ONUR YAPRAK