DOLAR
42,59 -0,05%
EURO
49,54 0,1%
ALTIN
5.751,9 -0,22%
BITCOIN
3.859.326,38 0,08%

Koca Seyit’in Torunu Anlatıyor: Çanakkale’den Atatürk’ün Karşısına Uzanan Hikâye

Koca Seyit’in torunu Muhammed Yıkar, dedesinin Çanakkale’deki kahramanlığından Atatürk’le buluşmasına ve savaş sonrası mütevazı yaşamına dek aile anılarını aktardı.

Yayın Tarihi: 13.12.2025 12:34
Güncelleme Tarihi: 13.12.2025 12:53

Koca Seyit’in Torunu Anlatıyor: Çanakkale’den Atatürk’ün Karşısına Uzanan Hikâye

Koca Seyit’in Çanakkale’den Köyüne Dönüşü

Muhammed Yıkar, dedesi Koca Seyit ile ilgili aile anlatılarını aktardı. Çanakkale Deniz Savaşları’nda 275 kiloluk top mermisini kaldırarak savaşın gidişini etkileyen Koca Seyit, 9 yıl süren askerlik görevinden sonra sağ salim köyüne dönmüştü. Yıkar, dedesinin köye yürüyerek, 13 günde ulaştığını; gece köye vardığı için doğrudan eve inmediğini, dışarıdan evini beklediğini söyledi. O gece nüfus kayıtlarına göre eşinin başka biriyle evlenmiş olabileceğini düşündüğü için uzaktan bakıp sabaha dek beklemiş.

Yıkar, o anları aileden aktarılan sözlerle şöyle anlattı: 'Ninem o zaman 8 yaşında bir çocukmuş. Kapıya çıkınca uzaktan tanımadığı uzun boylu, saçlı sakallı birini görmüş; ilk anda ondan korkmuş. Hanımı kapıya çıkıp görünce o da inanamayınca şaşkınlık yaşanmış.'

Evde 'Şehit' Haberi ve İlk Karşılaşma

Köyde dedelerine daha önce 'şehit oldu' haberinin ulaştığını söyleyen Yıkar, dönüşün yarattığı şaşkınlığı aktardı. Aile fertleri 'seni öldü diye şubeden ölüm belgesi aldık' demiş; o da 'ölmedim, sağ salim döndüm' diye karşılık vermiş. Eve girince çocuğun yanında oturup baba diye yakınlaşamadığını, dedesinin köyde daha sonra 21 yıl kadar yaşadığını ifade etti.

Atatürk’le Buluşma

Yıkar, Koca Seyit’in 10 yıl boyunca kahramanlığını ön plana çıkarmadığını; ancak Atatürk'ün Havran'da bir yol açma töreni için bölgeye gelmesiyle durumun değiştiğini anlattı. Tören sonrası nahiye müdürü, semtte bir 'Seyit Onbaşı' olduğunu ve onu görmesi gerektiğini söyleyince isim Edremit’ten öğrenildi. O dönem köyün adı Manastır olarak anılırken, bugün bölge Koca Seyit Köyü olarak biliniyor.

İki jandarmanın görevlendirilip akşamüstü köye gelmesiyle Koca Seyit’in evi bulunmuş, ancak kendisi evde yoktu. Köyde kömüre gitmiş olduğu söylenmiş; karanlık çöktüğünde kömür yükünden dönünce ev önünde bekleyen jandarmayı görünce mahkemeye verileceğini zannedip korkmuş. Askerler bunun yanlış olduğunu, onu görmek için beklediklerini söyleyince durum aydınlanmış ve 'paşa' onu görmek istiyormuş.

Hazırlık ve Görünüş

Havran ile köy arası 12 kilometre mesafeyi gece yürüyerek gelen Koca Seyit, naif görünümüyle nahiye müdürünün dikkatini çekmiş. Müdür, sabah Atatürk’ün huzuruna götüreceği için onu tıraş ettirmiş, ellerini ve ayaklarını yıkatmış; ancak kendi ceketini giydirdiğinde ceket Koca Seyit’e küçük gelmiş, kollar kısa kalmış ve yakası tam kapanmamış. Yıkar bu anı ailede sıkça anlatılan bir sahne olarak aktardı.

Atatürk’ün Teklifi ve Koca Seyit’in Tevazusu

Atatürk ile sohbet sırasında paşa, Koca Seyit’e savaşı etkilediğini söyleyip yardım sunmayı düşünmüş. Paşa maaş bağlamayı teklif ettiğinde Koca Seyit tevazu göstererek kabul etmemiş: 'Biz görevimizi yaptık, maaş için gelmedik' diye yanıt vermiş. Atatürk bunun üzerine ona bir ricada bulunmasını istemiş.

Koca Seyit’in tek isteği, dağda yaptığı çobancılık, odun toplama ve elde ettiği kömürü ilçede satarken orman askerlerinin işini zorlaştırmamasını sağlamaktı. Yıkar, dedesinin kaçak usulde zeytinyağı fabrikalarına veya demircilere sattığı kömür yüzünden orman askerlerinin el koymaması için nahiye müdüründen yardım istediğini; paşanın da nahiye müdürüne bu konuda kolaylık sağlamasını söylediğini aktardı.

Sonraki Yıllar ve Geçim Mücadelesi

Yıkar, verilen sözlerin zaman içinde unutulduğunu, Koca Seyit’in bir süre yasa dışı değil ama el altından kömür yapıp satmaya devam ettiğini belirtti. Savaş sonrası mütevazı bir hayat süren Koca Seyit, geçimini sağlamak için zeytinyağı fabrikalarında hamallık yaptı. Bu yıllarda üşütme sonucu zatürreye yakalandı ve 50 yaşında vefat etti. Torun, dedesinin mücadele dolu yaşamını ve tevazuunu aile anlatılarıyla aktarmayı sürdürdüğünü söyledi.

Öne çıkan isimler: Koca Seyit, Muhammed Yıkar, Atatürk, nahiye müdürü, jandarma, Edremit, Havran, Manastır (günümüzde Koca Seyit Köyü).

KOCA SEYİT'İN TORUNU MUHAMMED YIKAR, DEDESİNİN SAVAŞ DÖNÜŞÜNDEN ATATÜRK'LE BULUŞMASINA KADAR...

KOCA SEYİT'İN TORUNU MUHAMMED YIKAR, DEDESİNİN SAVAŞ DÖNÜŞÜNDEN ATATÜRK'LE BULUŞMASINA KADAR UZANAN HİKÂYEYİ BİREBİR KENDİ AİLE BÜYÜKLERİNDEN AKTARILAN SÖZLERLE ANLATTI.

KOCA SEYİT'İN TORUNU MUHAMMED YIKAR, DEDESİNİN SAVAŞ DÖNÜŞÜNDEN ATATÜRK'LE BULUŞMASINA KADAR...

Yazar
EDİTÖR

Ebru Can

Adım Ebru Can, 30 yaşındayım, İzmir'den çalışıyorum. itibarhaber.com Gündem kategorisinde 'ekonomi politikasını' yazıyorum. Yani enflasyonun, faiz kararlarının siyasi boyutunu ve bunun sokağa yansımasını inceliyorum. Rakamlarla aram iyidir.