İzmir’de karın dokusu nakliyle akciğer kaçağı onarıldı: 57 yaşındaki hasta sağlığına kavuştu
Hastanın öyküsü
İzmir’de yaşayan 57 yaşındaki Nesrin Bayırlı, yaklaşık 7 ay önce akciğerde hava kaçağı ve enfeksiyon şikayetiyle iki kez özel bir hastanede ameliyat oldu. Kanser dışı nedenlerle yapılan bu müdahaleler sonrasında iyileşme beklenildiği gibi gerçekleşmedi; hastada akciğer ile göğüs boşluğu arasında bronş fistülü ve buna bağlı ağır enfeksiyon (ampiyem) gelişti. Gelişen komplikasyonlar nedeniyle yaklaşık 5 ay boyunca vücudunda dren (göğüs tüpü) takılı kaldı ve yoğun antibiyotik tedavisi aldı ancak enfeksiyon kontrol altına alınamadı.
Hava kaçağının sürmesi sonucu sağ akciğerin kalan lobu tamamen işlevini yitirdi; hasta giderek kilo verdi ve genel durumu ağırlaştı, hayati risk oluştu.
Riskler nedeniyle birçok merkez ameliyat yapmadı
Vakanın taşıdığı yüksek risk nedeniyle Bayırlı’nın başvurduğu pek çok merkez ameliyat yapmaktan kaçındı. Son olarak Medical Park İzmir Hastanesi'ne gelen hasta, Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Gürhan Öz ve ekibi tarafından değerlendirildi ve cerrahiye alındı.
Uygulanan cerrahi yöntem: Omental transpozisyon
Operasyonda ilk aşamada enfekte ve işlevsiz hale gelmiş sağ akciğer dokusu temizlendi. Cerrahinin en kritik kısmında tıp literatüründe omental transpozisyon adı verilen yöntem uygulandı. Karın bölgesindeki omentum adı verilen, zengin damar yapısına sahip doku hazırlandı ve karın ile göğüs arasından açılan özel bir tünel aracılığıyla göğüs boşluğuna taşındı.
Nakledilen canlı doku ile akciğerdeki fistül hattı güvenli şekilde kapatıldı ve desteklendi. Vücudun kendi dokusuyla yapılan bu yama sayesinde hava kaçağı durduruldu; omentumun sağladığı taze kan akımı ile enfeksiyon kurutuldu. Operasyonun ardından 10 gün içinde enfeksiyon bulgularında gerileme görüldü ve hasta hızla toparlandı. Taburculuk planlanıyor.
Uzmanın değerlendirmesi
Prof. Dr. Gürhan Öz, hastanın yaklaşık 6-7 ay önce sönme şikayetiyle başvurduğunu, gelişen enfeksiyon nedeniyle sağ taraftan iki kez ameliyat edilerek iki lobunun alındığını belirtti. Ameliyat sonrası sürecin ağır seyrettiğini, göğüs kafesi içinde yaygın ampiyem geliştiğini ve tedaviye uzun süre yanıt alınamadığını aktardı.
Prof. Dr. Öz, hastanın başvurusu sırasında sağ akciğerin kalan üst kısmının tamamen sönmüş olduğunu, akciğer zarlarının kalınlaştığını ve enfeksiyonun cilt altı ve kas tabakasına kadar ilerlediğini ifade etti. Bu durumun hayati risk taşıdığını, hava kaçağının mutlaka kesilmesi gerektiğini hasta ve yakınlarına anlattıklarını, tüm riskleri kabul eden hastayı opere ettiklerini söyledi. Yaklaşık 7-10 gün içinde hava kaçağının kapandığını ve enfeksiyonun kontrol altına alındığını belirtti.
Prof. Dr. Öz ayrıca hastanın önceden romatoid artrit tanısı olup kortizon kullandığını, bunun bağışıklık sistemini zayıflatarak enfeksiyonun uzamasına ve sonuçta iki lobun alınmasına katkı sağladığını vurguladı. Medikal tedavi sürecinin yaklaşık 4-5 ay sürdüğünü, buna rağmen cerrahi girişimle masif hava kaçağını sonlandırdıklarını anlattı.
Hastanın sözleri
Nesrin Bayırlı, tedavi sürecinde büyük zorluklar yaşadığını fakat pes etmediğini belirtti. Göğüs tüpünün çıkarılmasıyla rahat nefes aldığını; yürürken nefes alamama, göğüs ve sırt ağrılarının şimdi azaldığını, iştahının arttığını ve kendini "yeniden doğmuş gibi" hissettiğini söyledi. Sürecin devam ettiğini, ağrılarının olduğunu ancak bunun normal olduğunu bildiğini ifade ederek doktor, hemşire ve hastaneye teşekkür etti.
MEDİCAL PARK İZMİR HASTANESİ GÖĞÜS CERRAHİSİ UZMANI PROF. DR. GÜRHAN ÖZ VE EKİBİ İLE NESRİN BAYIRLI