Gökay Iravul: Aykut Kocaman Bana Bir Baba Gibiydi
Torbalıspor forması giyen eski Fenerbahçeli Gökay Iravul, Aykut Kocaman’ın kariyerindeki önemini ve 3 Temmuz sürecinin yarattığı etkileri değerlendirdi.
Altyapıdan A takıma uzanan yol
Futbola 2001’de Denizlispor altyapısında başlayan Gökay Iravul, 2005’te Fenerbahçe altyapısına katıldı. Alt yaş kategorilerindeki başarılı performansının ardından 2010’da A takım kadrosuna yükseldi ve 2010-2011 sezonunda Aykut Kocaman yönetimindeki şampiyon kadroda yer aldı.
Kariyerinde Kocaman’ın yeri
Gökay, A takımdaki ilk resmi forma şansını Aykut Kocaman döneminde bulduğunu belirterek anılarını paylaştı. Bursaspor karşılaşmasıyla ilgili olarak Daum döneminde de bir şansın olduğunu ancak o gün takımın maçın başında skor bulması nedeniyle forma giyemediğini aktardı. İlk resmi maçına ise Aykut’un döneminde Gençlerbirliği maçının 84-85. dakikalarında girerek adım attı.
Gökay Iravul’un sözleri özetle şöyle: "Aykut Kocaman, kariyerimde en büyük emeği olan isimdir. Benim için sadece bir teknik direktör değil, aynı zamanda bir baba gibidir."
Oyuncu–teknik direktör ilişkileri
Iravul, Aykut Kocaman’ın oyuncularla ilişkilerinin sosyal medyada anlatıldığı gibi soğuk olmadığını vurguladı. "Cristian Baroni Türkiye’ye geldiğinde Aykut hocaya sarılıyor ve gözyaşlarına hakim olamıyor. İnanılmaz bir oyuncu - teknik direktör ilişkisi vardı" diye konuştu. Volkan Demirel, Emre Belözoğlu ve takımın diğer yıldızlarıyla kurulan bağlara dikkat çekti.
3 Temmuz süreci ve etkileri
3 Temmuz sürecinin kulübü hem maddi hem de sportif olarak geriye çektiğini söyleyen Iravul, o dönemde genç oyunculara fırsatın azaldığını ve birçoklarının kiralık gönderilmek zorunda kaldığını belirtti. "3 Temmuz’dan sonra takımdan ayrılmak zorunda kaldık" ifadelerini kullandı ve kendi performansına dair muhasebe yaptığını ekledi.
Hatta Iravul, sürecin olumsuz etkilerini genç oyuncular üzerinden değerlendirdi: "Eğer 3 Temmuz süreci olmasaydı Aykut Kocaman’ın gençlere şans veren yapısında bizim adımıza çok daha başka bir gelecek olabilirdi."
Tarihi seri ve takım ruhu
2010-2011 sezonundaki takımın 17 maçta 16 galibiyetlik serisini değerlendiren Iravul, bu başarının takım karakteri, saha mücadelesi ve Aykut hoca ile yakalanan uyum sayesinde geldiğini söyledi. Tek beraberliklerinin Bursaspor ile olduğunu hatırlattı ve ekip içindeki tecrübeli isimlerin (Lugano, Alex, Emre Belözoğlu) ve yönetimle yapılan kritik bir toplantının seri öncesinde etkili olduğunu aktardı.
Forma numarası ve rol modeller
Altyapıdan A takıma çıktığında 1992 doğumlu olduğu için 92 numarayı taşıdığını, daha sonra Issiar Dia ve Mamadou Niang transferleriyle 92 numaranın Dia’ya verildiğini anlattı. Bu değişiklik sonrası 14 numarayı almaya başladığını belirtti.
Iravul, Emre Belözoğlu’nu en büyük rol modeli olarak tanımladı: "Antrenmanlarda bir orta saha oyuncusu olarak nasıl pozisyon almam gerektiğini her idman söylerdi. Kaybetmeye hiç tahammülü yoktu." Emre’nin hem oyuncu hem de ilerideki teknik direktörlük kariyerine dair övgülerini de iletti.
Kapanış
33 yaşındaki futbolcu, Fenerbahçe’de geçirdiği dönemleri, takım arkadaşları ve hocalarıyla yaşadığı tecrübeleri olumlu bir bakışla hatırladığını vurguladı. Bugün amatör ligde devam eden kariyerinde Aykut Kocaman’ın kendisi için hem teknik hem de manevi açıdan büyük bir katkısı olduğunu yineledi.
GÖKAY IRAVUL