DOLAR
42,59 -0,05%
EURO
49,54 0,1%
ALTIN
5.751,9 -0,22%
BITCOIN
3.859.326,38 0,08%

Çöpteki servet: Kent madenciliği ile elektronik atıklardan geri kazanım

Kullanım ömrünü tamamlamış elektronik atıklardan bakır, altın ve nadir metaller kent madenciliğiyle geri kazanılıyor; uzman Prof. Dr. Ersin Yener Yazıcı süreci ve gerekliliğini anlatıyor.

Yayın Tarihi: 07.01.2026 09:43
Güncelleme Tarihi: 07.01.2026 09:56

Çöpteki servet: Kent madenciliği ile elektronik atıklardan geri kazanım

Çöpteki servet: Kent madenciliği ile elektronik atıklardan geri kazanım

Kent madenciliği nedir ve neden önemlidir

Kent madenciliği, kullanım ömrünü tamamlamış cep telefonu, bilgisayar, beyaz eşya ve hurda araçlardaki kablo ile bataryalardan bakır, altın ve diğer değerli metalleri ayırarak ekonomiye geri kazandırma sürecidir. Bu yöntem doğal kaynak kullanımını azaltır ve elektronik atıkların çevreye verdiği zararı en aza indirir. Özellikle büyük şehirlerde artan atık hacmiyle kent madenciliği çalışmaları yaygınlaşıyor ve döngüsel ekonomiye katkı sağlıyor.

Teknik süreç ve geri kazanım yöntemleri

Prof. Dr. Ersin Yener Yazıcı, kent madenciliğini yeraltından yürütülen madenciliğin bir devamı olarak görmeyi öneriyor. Klasik madencilikten elde edilen madenlerin çeşitli işlemlerle ürün haline getirildiği gibi, elektronik atıklardan da benzer zenginleştirme ve metal kazanım prosesleriyle değerli metaller ayrıştırılıyor.

Fiziksel ayırma yöntemleriyle metal, plastik ve diğer bileşenler sınıflandırılıyor; ardından hidrometalurjik veya pirometalurjik işlemlerle metaller ekonomik hale getiriliyor. Yazıcıya göre teknik açıdan fark, birinin yeraltı cevherlerinden, diğerinin kentsel atıklardan kazanım yapmasıdır.

Stratejik önem ve hammade bağımlılığı

Elektronik atıklar stratejik kaynaklar arasında yer alıyor. Yazıcı, elektronik atıklarda normal doğada bulunan altın cevherlerine göre bin kata kadar daha fazla altın bulunabildiğini, bakır, gümüş, paladyum ve nadir toprak elementlerinin de yüksek oranda mevcut olduğunu vurguluyor. Bu nedenle cebimizde ve araçlarımızda adeta bir servet taşıdığımız ifade ediliyor.

Yeşil dönüşüm ve enerji dönüşümü için ihtiyaç duyulan lityum, nikel, kobalt, mangan gibi hammaddelerin kritik kabul edildiği; tedarik zincirinde yoğunlaşan dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla hem geleneksel madencilik hem de kent madenciliğinin öneminin arttığı belirtiliyor. Avrupa Birliği ve diğer ülkeler tedarik tekeliyle mücadele için geri dönüşümü artırma çabası içinde.

Türkiye'de durum ve uzman önerileri

Yazıcı, dünya genelinde elektronik atık üretiminin son istatistiklere göre 62 milyon ton civarında olduğunu ve bunun ekonomik değerinin 60 milyar dolardan daha fazla olduğunu aktarıyor. Toplanan elektronik atık oranının dünya genelinde yaklaşık %22 seviyesinde olduğu, Türkiye'de de bu oranın düşük olduğu ancak artırılması yönünde çalışmalar yürütüldüğü belirtiliyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen Sıfır Atık projesi gibi girişimlerin farkındalık sağladığı, ancak Ar-Ge ve geri dönüşüm firmalarına daha çok destek verilmesi gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca Maden Tetik Arama (MTA) kurumunun da elektronik atıklardan metallerin kazanımına yönelik bazı projelere dahil olduğuna dair olumlu değerlendirmeler paylaşılıyor.

Sonuç

Kent madenciliği, hem kritik hammaddeler için alternatif bir tedarik kaynağı hem de çevresel etkileri azaltan bir dönüşüm aracı olarak öne çıkıyor. Teknik süreçler klasik madencilikte kullanılan yöntemlerle paralel ilerliyor; hedef, elektronik atıklardaki ekonomik değeri geri kazandırmak ve hammadde bağımlılığını azaltmaktır.

KENT MADENCİLİĞİ, ELEKTRONİK ATIKLARIN İÇİNDEKİ DEĞERLİ METALLERİN GERİ KAZANILMASIYLA ADETA...

KENT MADENCİLİĞİ, ELEKTRONİK ATIKLARIN İÇİNDEKİ DEĞERLİ METALLERİN GERİ KAZANILMASIYLA ADETA "ÇÖPTEN ZENGİNLİK" SAĞLIYOR.

KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ (KTÜ) MADEN MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ CEVHER KÖMÜR HAZIRLAMA VE...

Yazar
EDİTÖR

Zeliha Eren

Adım Zeliha Eren, 27 yaşındayım, Bursa. itibarhaber.com Finans kategorisinde KOBİ'ler, girişimcilik ekonomisi ve kadın girişimciler üzerine yazıyorum. Ben 'büyük' rakamlardan çok, 'gerçek' ekonomiye, üretime ve yerel kalkınmaya odaklanırım.