Bahçede düşüşle başlayan teşhis: Rahim ağzı kanseri ve uyarılar
Rahim ağzı kanseri, dünya genelinde kadınları etkileyen ve Human Papilloma Virus (HPV) enfeksiyonuna bağlı gelişen bir hastalık olarak öne çıkıyor. HPV aşısı 2006'dan bu yana uygulanıyor ve düzenli hekim kontrolleri ile birlikte hastalığın önlenmesinde önemli rol oynuyor.
Teşhis ve tedavi süreci
Emekli bankacı Canan Birgi (70), 68 yaşında rahim ağzı kanseri teşhisi aldı ve yaklaşık 3 yıldır tedavi görüyor. Medicana International İzmir Hastanesi'nde immünoterapi alan Birgi, bir bahçe kazası sonrası oluşan kanama nedeniyle teşhisinin konulduğunu aktardı. Tümörün 6 santimetreye ulaştığı dönemde hastalığın tespit edildiği belirtildi. Teşhis tarihi 27 Aralık 2022 olarak kaydedildi.
Canan Birgi, öncesinde belirgin bir şikayetinin olmadığını, düşme sonucu kanama yaşayınca bir arkadaşının yönlendirmesiyle kadın doğum hekimine başvurduğunu ve sonrasında İzmir'e gelerek tedaviye başladığını anlattı. İlk aşamalarda kemoterapi ve ışın tedavisi uygulandı, daha sonraki süreçte immünoterapi verildi ve tedaviye iyi yanıt alındığı bildirildi.
Hasta deneyimi ve öneriler
Birgi, rahim ağzı kanseri teşhisi konduğunda şaşkınlık ve üzüntü yaşadığını, ancak sürece alıştığını ve hastalığı gizlemediğini ifade etti. Hastalık öncesinde sürekli yorgunluk ve halsizlik hissettiğini, buna rağmen kendini sağlıklı sandığını belirtti. Kendi tecrübesinden yola çıkarak tüm kadınlara her yıl düzenli kontrollere gitme önerisinde bulundu ve 'bende olmaz' yaklaşımından kaçınılmasını tavsiye etti.
HPV, aşı ve korunma
Medicana International İzmir Hastanesi Medical Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Gülcan Bulut, rahim ağzı kanserinin temel nedeninin HPV olduğunu vurguladı. HPV'nin birçok suşu bulunduğunu, bazı suşların kansere yol açarken bazılarının yalnızca genital siğillere neden olduğunu aktardı. Onkolojinin ilgilendiği yüksek riskli suşlar arasında 16 ve 18 numaralı tiplerin yer aldığı belirtildi.
Doç. Dr. Gülcan Bulut, HPV aşısında 9 farklı suşun hedeflendiğini, aşının HPV enfeksiyonunu ve dolayısıyla kansere ilerlemeyi önlediğini söyledi. Aşının cinsel aktivite başlamadan önce, ergenlik döneminde yapılmasının önerildiği, Hepatit B aşısına benzer şekilde erken dönemde bağışıklık sağlanmasının koruyuculuk sunduğu vurgulandı. Servikal intraepitelyal neoplazi (CIN) gibi öncül lezyonların Pap smear testi ile takip edildiği ve amaçlananın kanser gelişmeden bu lezyonları saptamak olduğu belirtildi.
Uzmandan tedavi ve toplum uyarısı
Doç. Dr. Gülcan Bulut, Birgi'nin operasyon sınırını geçmiş bir olgu olduğunu ve bu nedenle cerrahiyle tümörün alınamadığını; ancak kombine kemo-radyoterapi ile tedavi edilebildiğini açıkladı. Hastada mediasten bölgesinde bir lenf bezi patolojisi ve nüks görüldüğü, buna rağmen immünoterapiye ve radyoterapiye iyi yanıt alındığı için tam yanıtla izlenebildiği ifade edildi. Metastatik evrede olmasına karşın tedavi edilebilir durumda olduğuna dikkat çekildi.
Uzman, en önemli hedefin hastalığın hiç ortaya çıkmaması olduğunu belirterek koruyucu tedbirlerin önemini vurguladı. Özellikle belli bir yaşın üzerindeki kişilerde aşılanmanın yaygın olmaması nedeniyle önümüzdeki yıllarda serviks kanseri vakalarının devam edebileceğine işaret edildi. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre serviks kanserinin dünyadan ilk silinebilecek kanser tipi olduğu hatırlatılarak HPV aşısının önemine tekrar vurgu yapıldı.
CANAN BİRGİ (70)