itibarHaber Forum

Forum Anasayfa itibarHaber Anasayfa TV Radyo Kayıt ol

Go Back   itibarHaber Forum > Güncel > İslami Haberler
Kayıt ol Yardım Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

İslami Haberler İslami haber niteliği taşıyan her türlü konularınızı burada bizlerle paylaşabilirsiniz.

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 15.05.08, 09:37   #1 (permalink)
Forum Yöneticisi
 
cardia06tr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 649
Thanks: 24
Thanked 472 Times in 172 Posts
Arrow Öncelikli Meselelerimize Yoğunlaşmak...

İsmi bende mahfuz bir okuyucum, uzun bir mektup yazmış. Genç yaşlarda içine girdiği aktif İslami mücadelenin 20 yılını özetlemiş; Birçok hocaefendi tanımış, sohbetlerinden istifade etmiş, kitaplar okumuş, ibadet aşkıyla toplumun dindarlaşması için kendi çapında gayret sarfetmiş ve bu serüvenin yanında bir de hayal kırıklıkları düşmüş payına..
En çok üzüldüğü ve benden de görüşlerimi rica ettiği konu, birbirinden güzel ve fedakar kanaat önderlerinin nasıl olup da birbirini çekemediği, bazen de işi tekfir noktasına kadar vardırabildiği hususu. Bizzat şahit olduğu olaylardan misaller vermiş. Anlatılanların önemli bir kısmını bu süreci içeriden yaşayan herkes bilir.
Acizanem, bu manzarayı esefle izlemiştir hep. Bir bardak suda koparılan fırtınayı, büyük bir enerji birikimini toprağa vermekle eşdeğer telakki etmiştir.
Müslümanların toprakları işgal edilirken fıkhi ihtilaflara takılıp kalmayı ve o zeminde safları bölmeyi bir vebal olarak görmüştür. Bu yüzden de, bu dar kalıpların içine girmemeye özen göstermiştir.
Yerel ve küresel konjonktüre baktığınızda, coğrafyamızın içten ve dıştan kuşatıldığını görürsünüz.
Ümmet, tarihinin hiçbir döneminde bu denli ne askeri ne de kültürel bir çıkarmayla karşı karşıya kalmadı. Büyük bir varoluş krizi yaşadığımız ortada. Böylesi bir demde, Müslümanların içtihad farklılıklarını gerekçe göstererek safları bölme gibi bir lüksü olamaz!
Dindar kesimin yıllarca emek vererek edindiği haklar, kazandığı bir takım mevziler elinden alınmak istenirken; "Namazda, ellerimizi göbek altından mı, göbek üstünden mi bağlamalıyız?..." gibi konulara günlerce kilitlenmek, ilmi karşılıklı reddiyelere girişmek ne kadar doğru?
Ortadoğu coğrafyasının haritası yeniden çizilirken indi kanaatlerimizi (İçtihad diyemiyorum, zira içtihad daha ciddi bir faaliyettir) din addedip, onlara biyat etmeyenleri tekfir etmek, ne kadar doğru?
Bu tavırları karşılayacak tek kelime, "yanlış"tır. Yanlış olan fikhi ihtilaflar değil, bu ihtilafların ümmeti bir bölen olarak konuşlandırılması..
Bu zeminde bir "vahdet krizi" yaşıyorsak eğer, bunun sebeplerinden birisi de"evleviyat fıkhı"nın önemini idrak edemememizdendir. "Öncelikli konularımız nedir?..", farkında değilmişiz gibi davranıyoruz. Halbuki basit bir usul kaidesidir; gündeminizi en önemliden önemliye doğru (Mine'l ehem ile muhim) meselerle tanzim edeceksiniz. Üçüncü derecede öneme haiz bir konuyu gündeminizin birinci sıralamasına geçirmemeniz gerekir.
Dini hayat kulatılırken, eleştiri okları bizzat Kur'an'a yönelmişken, Hz.Muhammed(S.A.V.) hedef seçilmişken, coğrafyanız fiili işgale maruz kalmışken, Müslümanları tekfir etmenin fıkhi incelikleriyle iştigal etmek hem vebaldir, hem de bu dinin düşmanlarının elini raharlatacak bir gaflet örneğidir. Müslümanlar İstanbul'u fethetmek için hazırlıklar yaparken, Ortodoks din adamlarının "Meleklerin cinsiyetinin olup olmadığını" içeren tartışmalara dalması misali bizimki..
Bu nedenle, bu tür tartışmalara girmemeye özen gösteriyor ve yine bu nedenle gençlerimize bu tür tuzaklara çekilmeye izin vermemelerini sağlık veriyorum. Onlar, namazlarda ellerini, göbek altından da, göbek üstünden de bağlasalar, ibadetlerine bir zarar gelmez, bunu bilmeliler. Ama, zillet altında bir hayata düçar olurlarsa bunun hesabı hem öteki dünyada, hem bu dünyada çok ağır olur.
İslam fıkhı içerisinde usulden kaynaklanan farklı içtihadlar, hikmet fukaraları anlamakta zorluk çekseler de, bir zenginliktir, bir rahmettir. Müslüman, taklit ettiği mezhebe göre hareket eder, bunda bir gariplik yoktur. Mümkün mertebe de taklitten kurtulmaya çalışır, bu da dinen matluptur.
Gücü yetmiyorsa da taklitten başka yapacağı bir şey yoktur.
Ancak, tabi olduğu müctehidi yanılmaz kabul etmemelidir mükallid. İslam fıkhı içerisinde ulemanın ihtilafa düştüğü meselelerde amigoluk yapmayı marifet bilmemelidir. Bunu, diğer ulemayı karalamaya da dönüştürmemelidir. Zira, ihtilafların doğasını anlamaktan uzak birisinin tercihte müçtehid gibi davranması kabul edilemez.
Bu dinin Kur'an, Sünnet ve İcma zemininde oluşmuş kriterleri vardır. Bunlar; merkezi kriterlerdir. Bu merkezi kriterler içerisinde hasıl olmuş ihtilafları, tercihimiz farklı da olsa hoşgörüyle karşılamalıyız. İttiba ettiğimizi ileri sürdüğümüz ulemanın menhecidir bu.
Sözün özü; ümmetin vahdetinin teminin farzdır. İçtihadi farklılıkların, sünnet ve nafilelerin bu vahdeti tehlikeye düşürmemesi gerektiği üzerinde fikri bir ittifakın sağlanması dinen zaruridir. Bu da bizi "evleviyat fıkhı" üzerine daha fazla terkiz olmaya davet eder. Eğer ümmetin meselelerinin çözümünde asgari bir sağduyuya sahipsek, bunun önemini ıskalamamalıyız.

Dr. Serdar Demirel
vakit Gazetesi 14.05.2008

__________________
cardia06tr isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
The Following 3 Users Say Thank You to cardia06tr For This Useful Post:
abdullh (17.05.08), cemil_sag (03.07.08), medineli-m (15.05.08)
Alt 03.08.08, 11:32   #2 (permalink)
Kayıtlı Kullanıcı
 
furkankole - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 19
Thanks: 11
Thanked 12 Times in 6 Posts
Standart

slm.bu yazidan ne ders cikartmaniz lazim. bunu aciklama yaparsaniz memnun olurum.
furkankole isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Tüm Zamanlar GMT Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:29.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.