|
Kayıtlı Kullanıcı
Üyelik tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 602
Thanks: 559
Thanked 145 Times in 87 Posts
|
Semboller
Takke, sarık, cüppe, kısa bıyık, uzun sakal, başörtüsü, şalvar ve çarşaf kişinin Müslüman olduğunu belirten sembollerdir ve bir Müslüman’ın Müslüman olduğunu görsel olarak dışarıya yansıtması pekâlâ en doğal hakkıdır.
Müslüman, mensup olduğu dinin, yani İslamiyet’in hükümlerine göre yaşayan kişidir. İslamiyet’in hükümleri, kişinin sadece ibadet dünyasını ve ahlak kurallarını kapsayan hükümler toplamından ibaret değildir. Bunlarla birlikte, yaşanan hayatın her alanına dair emirler ve yasaklar koyan hükümlerin toplamıdır İslam dini.
Allah insanı muazzam bir yaratılış ile en güzel bir surette var etmiştir. Bunu sadece suret olarak değil, daha geniş olarak ruhsal ve duygusal boyutlarını da ele alarak düşünmek gerekir. İşin duygusal kısmını inceleyecek olursak; insanı, çok farkı duyguların karmaşık bir bileşkesi olduğunu görürüz. Bu duygulardan biride, güçlü bir duygu olan aidiyet duygusudur.
Çünkü kişinin ait olduğu bir aile vardır, mahalle vardır, okul vardır, işyeri vardır. Bazımızın sendikası, derneği hatta kendisi bizzat top koşturmasa da kendini ait hissettiği bir futbol takımı vardır. Ve daha kendimizi mensubu hissettiğimiz bunlara benzer birçokları mevcuttur. Ama hiçbirisi din kadar kapsayıcı ve insanın duygusal yapısında din kadar etki sahibi değildir. İnsanın mensup olduğu en güçlü bağ din bağıdır ki, bu biz Müslümanlar için İslam dinidir.
İnsan, kendisindeki mensubiyet duygusunu sembollerle açığa çıkarır. Bu semboller renkler, kıyafetler, amblemler, isimler, armalar gibi farklı niteliklerde eşyalar üzerinde görsel olarak belirir. Mezun olduğu okula ait mensubiyeti, giydiği t-şörtteki, şapkadaki, monttaki isim ve amblemlerle göstermek isteyenlerden beklide biriyizdir bizlerde. Semboller daha ziyade futbol taraftarlığında göze çarpar.
Tutulan takımın renklerinde bir bere, atkı, eldiven, forma gibi giyim eşyaları kıyafetlerin arasında göz bebeği olurlar ki daha çocukken başlar bu tarafgirlik; mahalle araları, ufak formalarla top koşturan çocuklarla doludur. Kişiler dünya görüşlerini de, bıyık, saç, sakal, elbise gibi en temel görsel unsurlarla belli ederler. Ve kişiler bu sembolleri kendi istekleriyle ve seve seve üzerlerinde taşırlar.
Fakat nedense söz konusu semboller İslamiyet’e ait ve Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’ in üzerinde taşıdığı semboller olunca, bu normal insanlık duygusu birdenbire anormalleştirilmeye çalışılarak bir sürü yaygara koparılır ve maalesef biz Müslümanların bile birçoğu, bu haksız yaygaralarda doğruluk payı var zannedebiliriz. Ne tuhaftır ki Müslümanlar arasında Allah’ın insana verdiği, en tabi duygu olan aidiyet duygusuna zıt bir şekilde “aman Müslüman olduğumuz belli olmasın” gibi şaşılacak bir davranış biçimi hâkim durumdadır.
Takke, sarık, cüppe, kısa bıyık, uzun sakal, başörtüsü, şalvar ve çarşaf kişinin Müslüman olduğunu belirten sembollerdir ve bir Müslüman’ın Müslüman olduğunu görsel olarak dışarıya yansıtması pekâlâ en doğal hakkıdır. Zira Müslümanlık utanılacak bir mensubiyeti ifade etmez. İslamiyet, bir Müslüman’ın başı dik olarak, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in sünneti olan, ahlakıyla, güler yüzüyle, takkesiyle, tesettürüyle sevinç içerisinde yaşayacağı ve gururla ilan edebileceği bir dindir. Allah’ın bizim için yarattığı ve kabul ettiği tek din, en yüce dindir.
Ama ne yazık ki şuan toplumun bir kısmına hâkim olan çarpık bir anlayış sürmektedir. Bazıları yolda bir papaz görse, bir haham ile karşılaşsa en ufak bir garipsemeyle karşılamadığı, hatta bazen takdir ettiği halde, cüppesiyle gezen bir imamla karşılaştığında hakir görmekte ve kınamaktadır. Hâlbuki insanlar kendi dedelerini bir düşünseler… Yakın tarihe ait siyah beyaz fotoğrafların hemen hemen hepsinde İslami kıyafetler hâkim değil midir? Şehirlerde anıtları dikili olan sütçü imamlar, Ulubatlı Hasanlar, Osman Gaziler, Turgut Reisler sarıklı, sakallı, şalvarlı değil mi? Bu insanlar kimin dedesi, kimin atası?
İnşaallah, biraz düşünür ve duygularımızı serbest bırakırız.
Katkılarından Dolayı Çınar Altı Derneğine Teşekkür Ederiz
|